Annelerimiz bugünlerimiz ve yarınlarımız içindir. Yemezler, içmezler bize yedirir ve içirirler. Onların sevgisi nasıl anlatılır, bilmem ama onlar eşsiz bir varlıktır. Ne güle, ne ateşe, ne güne benzer onların sevgisi. Gül dediğin nedir ki solar gider, ateş dediğin nedir ki kül olur gider, gün dediğin nedir ki tükenir biter. Fakat onların sevgisi asla tükenmez, bitmez değil mi?

Annelerimiz elleri öpülesi eşsiz varlıklardır. Onların sevgisi bitmeyen, tükenmeyen bir sevgi ya da bir coşku veya anlatamadığımız ama her zaman tattığımez bir duygu. Onların sevgisini 10 veya 15 satırla anlatabilmem imkansız. Sanki onlar dünyamızı aydınlatan bir güneş. Çevreyi ısıtan aydınlatan bir güneş bence onlar. Güneş olmazsa dünya ısınmaz, aydınlanmaz. Annelerimiz de olmazsa evlerimiz ısınmaz, aydınlanmaz değil mi? Atalarımız da boşu boşuna dememişler; “Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar bulunmaz” diye.

Onların önüne gül sersek yine haklarını ödeyemeyiz. Onlar çok değerli, kutsal varlıklardır. Dünyada eşi benzeri olmayan varlıklar onlar.

Bu yazdıklarımın hepsi söz ile anlaşılabilecek bir şey değil, kalp ile hissedilecek, anlaşılacak en güzel duygudur. Gece odana gelir, seni seyredir, hataların olur görmezden gelir ve seni öyle kucaklar, kanatlarının altına alır ki, gece odanda uyuduğunda sıcacık ama kocaman öpücük kondurur yanağına ve “evet bu sensin anneciğim” deriz ta derinden…