İlk ziyaret ettiğimiz anıt Çamburnu Anıtı. Bu anıt sahilde, anıtın bir yüzünde “Burada Balkan ve Çanakkale harplerinde şehit düşen binlerce kahraman yatıyor”, diğer yüzünde ise “Dur yolcu, bastığın bu topraklar…. şiirinin bir kıtası yazıyor.
Beni en çok Kilitbahir-Seddülbahir arasındaki yüzü olmayan miğferli asker büstlerinden yapılmış mezar taşlı şehitlikler etkiledi, tüylerim diken diken oldu ve kendimi tutamadım, gözlerim doldu, ağlamamak mümkün değil zaten.

Kilitbahir ile Seddülbahir arasındaki adlarını saymakla bitiremeyeceğim tüm şehitlikleri dolaştık.
Öğle saatlerinde Seddülbahir yakınındaki Morto koyunda yapılmış Çanakkale Şehitleri Anıtına ulaştık.

Denizin ve rüzgarın uğultusu ile daha da muhteşem görünen bu anıt ve çevresindeki eserler, heykeller, her il ve ilçeden temsili Mehmet’ ler adına düzenlenen temsili şehitlik, verilen yazılı bilgiler, hepsi birbirinden etkileyici.
İnanılmaz, 253.000 şehit Türk askeri bu yarımadada isimsiz yatıyor….


Buradan Seddülbahir’ de tüm Gelibolu yarımadasının en uç noktasında deniz manzarasına kuşbakışı hakim olan

Burası boğaz giriş-çıkış noktası olduğundan o uçsuz bucaksız deriiiiin sessizliği sadece kılavuz gemilerinin, yaklaşan bir gemiye kılavuzluk yapmak için telaşla yola çıkışları bozuyor.

Manzara süper, sessizlik baş döndürücü, ancak temizlik sıfır. Yine de bu manzarayı görmek lazım, Türkiye’nin başka bir ucu, Gelibolu yarımadasının en uç noktasında boğaza hakim bir yerde. Kendinizi dünyanın bir yerinde, oradan başka bir yer yok ve tek başınızdaymışsınız hissi verebilen bir yer.

Seddülbahir’den Alçıtepe köyüne ve o bölgedeki şehitliklere doğru yola çıktık. Burada Bakkal Salim’ in savaş koleksiyonunun sergilendiği müzeyi de gezdik. Kendisini yıllarca bu topraklardan bulduğu savaşta askerlerin kullandığı kurşun, düğme, tabak, bardak, çatal vs toplamaya adamış. Bulduğu tüm bu eşyayı evinde sergiye açmış. Buradaki en çok dikkatimi çeken Türk askerlerinin düğmesi ile İngiliz askerlerin düğmeleri arasındaki fark, ayrıca mermilerin arasındaki fark. Onların metal ceket düğmeleri ve mermileri halen pırıl pırıl, bizim Türk mermileri ise üzerleri pas içinde, dökülmüş, metali erimiş, aradaki kalite farkı maalesef hemen farkediliyor. Gider ve gezerseniz siz de farkedeceksiniz.


Gelibolu Milli Parkında tüm şehitlikleri gezdik, en son Kabatepe ve Conkbayırını gördük. Conkbayırındaki Atatürk anıtı ve Atatürk’ün şarapnel ile vurulduğu noktayı gördük. Daha sonra meşhur Anzak koyuna ulaştık. Anzak koyunda gezerken henüz ilkokul 4. sınıfta olan çocuklarımız, yeter artık bizim moralimiz bozuldu, o kadar çok şehitlik gördük ki diye ağlamaya başladılar. Gerçekten çok duygulanmış ve etkilenmişlerdi, biz de Anzak koyunda bu turu noktalandırdık. Gerçekten etkilenmemek mümkün değil, farkettik ki sabahtan beri neredeyse fısıldaşarak konuşmuşuz, biz çocuklara hep sessiz olmaları gerektiğini telkin etmişiz.