Doğu Berlin ile Batı Berlin arasındaki farkın izleri hala var, birleşmeden sonra ortaya herşeyden iki tane olması durumu çıkmış, yani şu anda şehirde herşeyden iki adet var, iki parlemento binası, iki üniversite, iki havaalanı vs…Daha fazla gelişen batı Berlin’ e yetişmek amacıyla, bugün halen doğu tarafının da yenilenmesi yönünde şehrin heryerinde inşaat var, vinçler çalışıyor.
Berlin bir turist için gizemli tarihi geçmişi ile ilgi çeken bir kent. Mimarisi, meydanları, ilginç semtleri, önemli müzeleri, sanat galerileri ile görülmesi gereken yerlerden. Berlin’in merkez semti Mitte, otelimize de çok yakındı. Mıtte şehrin ortası anlamına geliyor, Berlin ilk bu bölgede kurulmuş. Birçok cafe, restaurant, alışveriş yerleri bu bölgede.
Berlin’ de en merak ettiğim (ülkemizden) Bergama’ dan Berlin’ e kaçırılan, duvar örüldüğünde ise Doğu tarafında kalan Bergama(Zeus) Sunağı‘ nın sergilendiği Pergamon Müzesiydi. Ama maalesef sunak bakıma alındığından müze kapalıydı ve bunca senedir merak ettiğim Bergama sunağını Berlin’ e kadar gitmişken göremeden dönmek zorunda kaldım. Ama kentin içinden geçen Spree Nehri üzerinde, küçük bir ada olan Museuminsel (Müzeler Adası)’ nı gezebildim, tarihi zenginliklerin sergilendiği beş eski müzeden oluşuyor. Mutlaka gezin derim. Dünyadaki önemli müzeler arasında.

Berlin’ de dünya devi şirketlerinin tasarım harikası dev binaları var, şehrin sokaklarından taksi ile dahi geçtiğinizde bu ilginç binaları görmemeniz mümkün değil, hemen dikkat çekiyorlar. Özellikle Postdamer Platz bölgesindeki Daimler Benz, Chrysler ve cam bir çatısı olan Sony Center gibi dünya devi şirketlere ait olanlar süper. Bir de Musevi Müzesi binası var, üzeri tamamen çinko ile kaplı ilginç bir bina.

Alexanderplatz meydanının en önemli eseri ! ise 123 metre yüksekliğindeki TV kulesi. Berlin’in en güzel meydanlarından Gendermenmarkt da görmeye değer. Bu meydandaki Französischer Dom (Fransız Katedrali) ile Deutscher Dom (Alman Katedrali) ve Schauspielhaus Konzerthaus (konser salonu) meydanda yerleşmiş önemli binalar.

Kentin sembolü Brandenburger Tor, yani Brandenburg Kapısı da muhteşem. Brandenburg Kapısı’ndan Schlossbrücke’e kadar uzanan, kentin 1.5 kilometrelik bulvarı Unter Den Linden, Berlin’in en büyük bulvarı, insan bir ucundan diğer ucuna yürünemez diye düşünüyor ve yanlızlık hissine kapılıyor bu bulvarda.

Brandenburg Kapısı’nın yakınında Yahudiler anısına yapılmış Holokost Anıtı var, etkilenmemek mümkün değil. Berlin’ in meşhur bölgelerinden Charlottenburg ise cafeleri ve Charlottenburg Sarayı ile meşhur. Ayrıca Kurfürstendamm caddesinde alışveriş yapmak için buralara da uğranabilir.

Reichstag’ ı yani Alman Parlamentosu’nu ve özellikle muhteşem cam kubbesini görmelisiniz. Dünyanın en büyük şehir parklarından olan Tiergarten ise 167 hektarlık alana yayılmış.

Tiergarten’ da haftasonları Berlinliler mangal yakıp, piknik yapıyorlarmış. Taksi şöförü arkadaşlarımdan! öğrendiğim üzere Almanlar parkta mangal yapma keyfini Türklerden öğrenmişler. Hatta bir hafta sonu parktan o kadar yoğun mangal dumanı çıkmış ki, başbakan parlemento binasından parkta yangın var diye itfaiye’ ye ihbarda bulunmuş.
Berlin’ de Berlin duvarından sonra en çok ismini duyduğum ve herkesin mutlaka gidip gördüğü yerlerden Checkpoint Charlie ise artık tamamen turistik bir yer, ayrıca kum torbaları, asker posterleri ile bir Nazi filmi çekimindeymiş hissine kapılıyor insan.

FriedrichStrasse ile ZimmerStrasse’nin kesiştiği yerdeki Checkpoint Charlie 1961’den 1990’a kadar yabancıların ve diplomatların, Batı ile Doğu Berlin arasında geçiş yapabilmelerini sağlayan tek yer ve bir Amerikan kontrol noktası, bugün ise çevresinde çeşitli askeri şapka ve üniformaların, hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlarla dolu.

Berlin utanç duvarının inşaatına 1961 yılında başlanmış ve Berlin’i 28 yıl boyunca ikiye ayırmış. Hiç kimse önceleri bunu ciddiye almamış, ancak 160 kilometrelik duvar tamamlandığında, Berlinliler için, ruhsal bozuklukların, paranoyanın, baskının, yasakların, utancın sembolü olmuş. Doğu tarafından Batı tarafına geçmek isteyenler oluyormuş, ancak Doğu tarafında dikenli teller, eğitilmiş polis köpekleri, gözetleme kuleleri ve her an tetiğe dokun yetkisi verilmiş askerler varmış ve batı tarafına geçebilmeyi sadece 1600 kişi başarabilmiş, 191 kişi ise duvarı aşmaya çalışırken öldürülmüş. Şimdi ise duvar turistlere sanki turistik bir ögeymiş gibi hiç utanmadan sergileniyor. Berlin’de duvarın hemen yakınında, Niederkirchner Strasse üzerinde, Nazi Almanyası’nın en dehşet veren kurumlarından olan Gestapo’ nun merkezi var. Her ikisi de insanın içinin ürpermesine yetiyor.

ITB BERLİN ( TURİZM FUARI ) FUARI HAKKINDAKİ İZLENİMLERİM;
ITB turizm fuarı, Dünyadaki en büyük turizm fuar organizasyonu, her yıl turizmcilerin bir çoğu buraya katılıyor, bir sonraki dönem için rezervasyonların nasıl olacağı hakkında bir fikir oluşturuyorlar. Turizm bölgeleri benim sorumluluğumda olduğundan ve firma ziyaretleri de yapabilmek amacıyla bu fuara katıldım. ITB fuar alanında dünyanın tüm ülkelerinin tanıtım standı var, benim için süper bir fırsat. Ama ITB Fuarında maalesef en zayıf ve en renksiz tanıtım Türkiye bölümündeki stantlardaydı, bu güzelim ülkeyi öyle amatörce, sönük, yetersiz ve kötü anlatıyoruz ki, bu tanıtımlarla bu kadar turist geldiğine bile şükretmemiz lazım, gözümle görünce anladım ve daha da kahroldum. Türkiye’ den katılan tüm firma standtlarını tek tek gezdim, sadece Antalya çevresinden otel tanıtımı için katılım yoğunluğu vardı, o da çok renksizdi. Marmaris, Bodrum ve diğer Ege turizm yörelerinden pek katılım yoktu. Türk standtlarını gezdikten sonra, arta kalan zamanda diğer dünya ülkeleri standtlarını da gezdim. Tüm dünya ülkeleri tanıtımlarını yapmak için süper çalışmalar ve şovlar yapmışlar. Türkiye otelleri fuarda çok fazla rezervasyon alamadı. Turizmcilerimize sorduğumda bize hemen rezervasyon yapmaz bu uyanıklar, son dakikaya kadar bekletir, sonra mecbur bıraktırıp, fiyat düşürterek rezervasyon yaptırırlar diye açıkladı otel sahipleri. Yazık…
NETİCE;
-Berlin çok özel bir yer, Almanya ve Avrupa’da görülmesi gereken başlıca kültür şehirlerinden,
-Berlin tarihten önemli izler taşıyor ve tarihteki yanlışlıklarını da sergilemekten kaçınmıyorlar,
-Gezerken insanın içi ürperiyor,
-Bergama(Zeus) Sunağını mutlaka görün,
-Berlin’ de yaşayan Türklerle sohbet edin lütfen, mutlu oluyorlar.