-
Süper Üyemiz
Çalgı ve Allah sevgisi
Çalgı ve Allah sevgisi
Sual: (Çalgı, Allah sevgisini artıyorsa mubahtır, süslü, açık, güzel bayana bakmak da ferahlık veriyorsa, Allah sevgisini artırıyorsa, çiçeğe bakmak gibi mubah olur) deniyor. Haram olan şey, nasıl mubah olabilir?
CEVAP
Çok yanlıştır. Çalgının haram olduğu çeşitli hadis-i şeriflerle bildirilmiştir. Üç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]
(Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]
(Ben, mizmarları [çalgıları] ve putları kaldırmak için de gönderildim.) [İ.Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]
Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlak-ı alaiyye)
Çalgı dinlemek haramdır. (Dürr-ül-mearif)
Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi. (Makamat-ı Mazheriyye)
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Bir kimse İslamiyet’e uymaz, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsine uyarsa, kalbi bozulur. Çalgı dinlemek ve her günahı işlemek nefsi kuvvetlendirir. Salim, temiz kalb çalgıdan zevk alamaz. Çalgı nefsi kuvvetlendirip, harekete getirip zararlı olur. (Kimya-i saadet)
Haram olan şey derttir, derde deva, ruha gıda olmaz. Bir hadis-i şerif meali:
(Allahü teâlânın size haram ettiği şeylerde şifa yoktur.) [Hâkim]
Çalgı nefsin hoşuna gider, o hain nefsi besler. Günah hoşa gidince insanı Allah sevgisine mi kavuşturur?
Güzel bir çiçeğe bakmak, onu koklamak ruha tatlı gelir. Ruhun Allahü teâlânın varlığını, büyüklüğünü anlamasına, Onun emirlerine uymasına sebep olmaktadır. Parfümlü açık bayana bakmak ise, nefse hoş gelir. Kulak renkten zevk almaz. Göz de sesten zevk almaz; çünkü anlamazlar. Nefs Allahü teâlânın düşmanıdır. Zevklerine kavuşmak için her kötülüğü yapmaktan çekinmez. Onun zevklerinin sonu yoktur. Namahreme bakmakla doymaz. Daha başka şeylerin zevkini tatmak ister. Nefsin taşkın zevkleri, insanı, sefalete, hastalıklara, aile facialarına, felaketlere sürüklemektedir. Allahü teâlâ, bu facialara mani olmak için, kadınların, kızların açılmalarını, yabancı erkeklere yaklaşmalarını, içkiyi, kumarı, çalgıyı yasak etmiştir.
(Çalgı, Allah sevgisine götürüyorsa caiz olur) demek, (Zina, içki, kumar Allah sevgisine götürüyorsa caiz olur) demeye benziyor. Dinimizin yasakladığı çalgıyı böyle savunmak, tamamen ilim dışıdır.
De ki, estağfirullah!
Boşa giden amele,
De ki, estağfirullah!
Kötü, uzun emele,
De ki, estağfirullah!
Hakka çatılan kaşa,
Helal olmayan aşa,
Günahla geçen yaşa,
De ki, estağfirullah!
Günaha sevinmeden,
İlminle övünmeden,
Mahşerde dövünmeden,
De ki, estağfirullah!
İşimize giderken,
Alış veriş ederken,
Uyanıp sabah erken,
De ki, estağfirullah!
Kimseleri yermeden,
Hor ve hakir görmeden,
Haydi, mola vermeden
De ki, estağfirullah!
Her çeşit günahtan kaç!
Hak ehline kucak aç!
Herkes tevbeye muhtaç,
De ki, estağfirullah!
Kalb kırma gönül yıkma!
Tevbe demekten bıkma!
Sakın dilden bırakma!
De ki, estağfirullah!
Gel tevbe zırhını tak!
Kirli kalbi eder pak,
Gece gündüz muhakkak!
De ki, estağfirullah!
Düzelsin önce iman,
Dilden bırakma aman,
Her yerde ve her zaman!
De ki, estağfirullah!
Önüne engel çıksa,
Sıkıntıların çoksa,
Başka çaren de yoksa!
De ki, estağfirullah!
Deva olur her derde,
İstersen ol seferde,
Her zaman ve her yerde!
De ki, estağfirullah!
Asansöre binerken,
Eve çıkıp inerken,
Henüz dilin dönerken,
De ki, estağfirullah!
Karamsarlık çökerken,
Tesbihini çekerken,
Haydi, sesin çıkarken,
De ki, estağfirullah!
Hayattayken, yaşarken,
Engelleri aşarken,
Söyle sabrın taşarken,
De ki, estağfirullah!
Kötülere uymadan,
Uçuruma kaymadan,
Hiç kimseler duymadan,
De ki, estağfirullah!
Gayretsiz emek olmaz,
Emeksiz yemek olmaz,
Derim ben, demek olmaz,
De ki, estağfirullah!
Her şeyin kararı var
Kötünün zararı var,
Elbet yararı var,
De ki, estağfirullah!
Faziletli insan ol!
Kötülere verme yol!
Söyleyene nimet bol,
De ki, estağfirullah!
Danışan dağı aşmış
Tevbe etmeyen şaşmış,
Diyen Hakka ulaşmış,
De ki, estağfirullah!
Hakkı söyle dilinle,
Ne verirsen elinle,
Gidecektir seninle,
De ki, estağfirullah!
Batıllara kanmadan,
Cehennemde yanmadan,
Bıkmadan, usanmadan,
De ki, estağfirullah!
Kötü günler görmeden,
Cehenneme girmeden,
Mola bile vermeden,
De ki, estağfirullah!
Sağa sola bakarken,
Ziynetini takarken,
Henüz çeşme akarken
De ki, estağfirullah!
Yunus nefsinle savaş!
Akıtıp gözünden yaş,
Hızlı veyahut yavaş,
De ki, estağfirullah!
Kelimeler:
Emel:Gerçekleştirilmesi zamana
bağlı istek
Mahşer:Kıyamet gününde herkesin
dirilip hesap için toplanacağı yer
Dövünmek:Pişmanlık, çaresizlik
Yermek: Eleştirmek
Hor, hakir: Aşağı, değersiz
Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
"Oğlum sana üç öğüt vereyim!
1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"
Tags for this Thread
Yetkileriniz
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
Forum Rules