+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 40 Sayfa bulundu

Konu: OSMAN ÜNLÜ Hoca'dan Suallere verilen cevablar

  1. #21
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 715

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir
    İslam ve Toplum
    1- Çalgılı ilâhiler caiz mi?

    Çalgı katarak Kur'an-ı kerim okumak, ilâhi söylemek küfür olur, buyuruluyor. Çünkü ibâdete haram karıştırmaki ibâdeti haram işleyerek yapmak küfür olur, îmânı götürür.

    2- Halvet nedir, guslü gerektirir mi?

    Birbirine nikâh düşecek bir kadınla bir erkeğin yalnız olarak bir odada kalmasıdır. Haramdır. Gusül gerektirmez.

    3- Kadınların koku sürünmesi uygun mudur?

    Uygun değildir, buyuruluyor. Ev içinde tamam ama dışarıda erkeklerin dönüp bakmasına sebep olmak uygun olmaz.

    4- Zâlim kime denir?

    Zâlimin iki tane anlamı vardır. Tefsîr kitâblarında zâlim diye kâfire derler. (Onlar zâlimlerin ta kendileridir) diye geçer, yani kâfirlerin ta kendileridir, demektir. Fıkh kitâblarında zâlim, başkasının hakkına tecâvüz eden, demektir. Bu evde de olabilir. Meselâ ana-baba evlâd hakkına, evlâd ana-baba hakkına tecâvüz eder. Ana-baba da zâlim olabilir, evlâd da zâlim olabilir. Kadın, kocasının hakkına tecâvüz ederek zâlim olabilir veya erkek, hanımının hakkına tecâvüz ederek zâlim olabilir. Demek ki, herhangi bir kimsenin hakkına, hukukuna tecâvüz edene zâlim denir. Ama tefsîf kitâblarında da, kâfir için zâlim kelimesi kullanılmıştır.



    Tâbi’înin büyüklerinden olan Hasen-i Basrî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Allahü teâlâ hakkı için söylüyorum. Hiçbir kimse altın ve gümüşü ile Allahü teâlâ katında azîz olmadı. Altını ve gümüşü olmayan hiçbir kimse de Allahü teâlâ katında bu sebeble zelîl olmadı."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  2. #22
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 717

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir
    İslam ve Toplum
    1- Arabada Kur'an-ı kerim okunur mu?

    Okunmasının herhangi bir zararı söz konusu değildir.

    2- Bir kadın mevlid okuyabilir mi?

    Okuyabilir. Mevlid kasîdesini Süleymân Çelebî merhûm yazmıştır. Osmanlıca ve latin harfleri ile yazılı olanları da vardır. Kadının kadınlara okumasının herhangi bir mahzuru söz konusu değildir.

    3- Esmâ-i hüsnâ olan odada üzerimizi değiştirmenin mahzuru olur mu?

    Olmaz. Mushaf-ı şerîf de olsa değiştirebiliriz. Başka bir odada değiştirme imkânı varsa edebdir. Vesveseye vardırmamak kaydı şartıyla, Allahü teâlânın ismine hurmeten orada yapmamak edebdir. Edebe riâyet etmek elbette güzel olur. Ama caizdir.

    4- Güneş doğana kadar namaz kılıp, sonra dua yapabilir miyiz?

    Edebiliriz. Güneş doğduktan sonra (mekrûh vakitde) sadece namaz kılınmaz. Namazın dışında bütün ibâdetler yapılır. Yani Kur'an-ı kerim okunur, tesbihatda bulunulur, kitâb okunur. Kur'an-ı kerim okurken tilâvet secdesi geçmişse, tilâvet secdesini o mekrûh vakit çıkınca yapıyoruz.

    5- Memleket ziyâreti şart mıdır?

    Şart değildir. Anne, baba, dede vefat etmiştir, onları ziyâret maksadıyla gidilir. Sâlih akrabalar varsa ziyâret edilir. Toprağı ziyâret etmek için de gidilebilir, mahzuru yoktur.

    6- Muhâciriz. Zaman zaman Bulgaristana gidiyoruz. Pasaport için açık resim istiyorlar. Peruk takarak çektirsem olur mu?

    Tabii perukla olmalıdır. Haram işlememek için her yola başvurmalıdır.

    7- Tilâvet secdesinden sonra bir şeyler okunuyor mu?

    Bazı kitaplarda yazıyor. Okunmasının bir mahzuru yoktur. Ama secde-i sehvde değil.



    Süfyân-ı Sevrî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "İlmine ve ameline güvenerek, bu hâliyle kendini din kardeşlerinden üstün zanneden kimsenin ilmi de ameli de zâyi olmuştur."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  3. #23
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 719

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir
    İslam ve Toplum
    1- Beyim müezzinlik yapıyor, tesbihleri yüksek sesle okumasa olur mu?

    Yüksek sesle okumak bid'atdir. Ama bugün câmilerde okumasa olmaz. Yapmaya devam edecek ama niyeti öğretmek olacak.

    2- Bir hanımın yüzünü örtmesi gerekir mi?

    El ve yüz hariç bütün bedeni örtmek lâzımdır.

    3- Erkeklerin küpe takması caiz midir?

    Hayır. Takamaz. Erkekler sadece gümüş yüzük takabilirler. Koluna, boynuna, kulaklarına bir şeyler takması caiz değildir.

    4- Saçları ve tırnakları klozete atmak caiz midir?

    Gömme imkânı yoksa, saçları ve tırnakları bir poşete koyup çöpe atmak caizdir. Evlâ olanı gömmektir.

    5- Turizmde çalışmak uygun mudur?

    Haram işlemeden de turizm yapılır. Haram işlemeden, helâl ve mubah olan her türlü şey yapılır.



    Bişr-i Hâfî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Bir kimse, bize hadîs anlat dediği zaman, anla ki, o kimse, bize kolaylık göster, demek istiyor."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  4. #24
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 718



    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir


    İslam ve Toplum


    1- Dudaklarımı kıpırdatarak ama kendim işitmeyerek okuduğum şekilde kıldığım namazlarım ne oldu?

    Dudakları kıpırdatarak okumaya, kendi işiteceği bir sesle okumak ta'bîri kullanılıyor. Dudaklarınızı kıpırdatarak okuduysanız mesele yoktur. Namazlarınızı iâde etmenize gerek yoktur.

    2- İkinci rek'atde oturduğunu veya okuduğunu unutan ne yapar?

    İlk defa başına geliyorsa, o namazı iâde eder. Ama sık sık başına geliyorsa, secde-i sehvle o namazını kurtarır. Unutma hastalığı zuhûr etti ise, o zaman itibâr etmemelidir. Zann-ı galibe göre hareket etmelidir.

    3- Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerini ziyâret ettim, orada bana bu zât için (ayakta bekliyor) dediler. Bu doğru mu?

    Değildir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin babaları, oğlu kendi huzuruna geldiği zaman ayağa kalkar karşılarmış. Onu temsilen öyle ifâde ediliyor. Sandukanın o şekilde olması, ayakta duruyor mânasında anlaşılmamalıdır.

    4- Mi’râcda Peygamber efendimize, Cehennemdeki ateş selâm vermiş. Bu doğru mudur?

    Okuduğumuz kitablarda Cenennem ateşine selâm verdiğine dâir bir ifâdeye rastlamadık. Ama bizim rastlamamamız bunun yok olduğuna alâmet değildir. Allahü teâlâ dilerse ateş de konuşur.

    5- Yeğenim ilk maaşımı dağıtacağım, ilk maaşımla kurban keseceğim demiş. Bu durumda nasıl hareket etmesi gerekir?

    Eline ilk maaşı geçince kurban parasını ayırır ve ilk kurban bayramında da bunu keser. Geri kalan parayı ayırır. Parayı dağıtacağım derken adakda bulunmuş ve bunu üsûl ve fürû’a (anne, baba, dedeler, nineler) veremez. Evli ise hanımına, çocuklarına ve torunlarına veremez. Zengine veremez. Bunun dışında kardeşleri fakirse bunlara verebilir.




    Abdüllah bin Mubârek “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Nefsini bilen Rabbini bilir." hadîs-i şerîfinin sırrına eren, nefsini sokakta gördüğü köpekten aşağı bilir."


    Konu dutkmd tarafından (15-02-2010 Saat 16:49 ) değiştirilmiştir.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  5. #25
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 720

    hizmetidir
    İslam ve Toplum
    1- Babaannem 68 yaşında vefat etti. 300 gram altın ve 2 fakirle iskatını nasıl yaparız?

    68'e 2 sene ilâve ediyoruz, 70 ediyor. Kadın olduğu için 9 yaş çıkartıyoruz. Bunu 60 ile ve sonra 7,2 ile çarpıyoruz ve 26.352 gram altın ediyor. Elinizde 300 gram altın olduğundan bunu 300'e bölüyoruz ve bir kişi ile olsaydı 87 olacaktı ama iki kişi ile olacağı için 2'ye bölüyoruz, 44 çıkıyor. Dolayısıyla 44 defa namaz için, 3 defa da oruç için, 3 defa zekât için, 3 defa da kul ve hayvan hakları için devr yaparsınız.

    2- Bebek mevlidi diye bir şey var mıdır, yapılması sünnet midir?

    Böyle bir şey yoktur. Sünnet değildir. Ama yapılmasında mahzur yoktur. Bir çocuk dünyaya geldiği zaman, Allahü teâlânın verdiği bu ni'mete teşekkür için akîka kesilir, sadaka dağıtılır, evde bereket olması için mevlid okunur. Bunlar ibâdetdir. Ama çocuk dünyaya geldiği zaman mevlid okutmak lâzımdır, sünnetdir diye bir şey yoktur.

    3- Kadının rızası olmadan erkek boşanma davası açsa ve sonradan erkek vazgeçse, dini nikahlarına bir zarar gelmiş olur mu?

    Dînî nikâhlarına zarar gelecek bir kelime, bir söz söylemediği müddetçe boşanma davası açmak sûretiyle nikâhlarına bir zarar gelmez. Tecdîd-i îmân, tecdîd-i nikâh yapmak her zaman için iyi olur.

    4- Kıyamdayken ellerimi salınca zamm-ı sureyi okumadığımı hatırlıyorum. Bu durumda ne yapmalıyım?

    Ellerimiz salık olarak zamm-ı sûreyi okuruz, secde-i sehv falan yapmayız. Namazımıza devam ederiz.

    5- Kurban keseceğim diye adakta bulunan, kurban bayramında bunu kesemeyen kimse, bunun bedelini kayın pederine verebilir mi?

    Tabii kayın peder, kayın valide olabilir. Bunlar dînen fakirse zekât da, sadaka-i fıtr da, adak da verilir. Çünkü bunlar üsûl ve fürû’dan değildir.



    Bişr-i Hâfî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Kim Allahü teâlâdan dünyâyı isterse, Allahü teâlâ da onun dünyâda uzun zaman kalmasını ister."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  6. #26
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 721

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir
    İslam ve Toplum

    1- Akrabadan namaz kılmayan ama oruç tutan biri var, buna zekât verilir mi?

    Oruç tutmak îmân alâmetidir. Fakirse, muhtaçsa verilebilir. Ama akrabadan da öncelikle sâlihleri tercih etmelidir.

    2- Annem belindeki rahatsızlığı sebebi ile krem kullanıyor. Bunun abdeste bir zararı var mıdır?

    Kremi beline sürüyor. Dolayısı ile bunun abdeste hiçbir zararı yoktur. Çünkü bel abdest uzvlarından değildir. Gusülde de, sabunlayınca zaten o gider. Ele, kola sürülen (tedâvi için verilen krem) altına gerçekten su geçirmiyorsa, orası mesh edilir. Ama kremler yapı itibâriyle yağlı boya gibi değildir. Altına su geçirebiliyor ve o zaman da problem olmuyor.

    3- Babam, daha hoparlörden ses çıkmadan sabahın sünnetini evde kılıp, câmide de farzını cemaatle kılabilir mi?

    Evde de, câmide de namaz kılabilmek için hoparlörden ilânı beklemek şart değildir. Vakit girdi ise, kendi de ezân okur ve kılabilir. Kadınların zaten ezân okuması emredilmediği için, vakit girdi ise (ilân edilsin edilmesin) hemen namazlarını kılabilirler.

    4- Çalışıyorum. Yolda giderken bazı şeyleri okuyorum ama bunları hediye etmiyorum. Bir zararı olur mu?

    Hayır. Okudunuz, sevâba kavuştunuz. Kendinizde kaldı. Hediye ederseniz daha çok sevâba kavuşursunuz.

    5- Dizimden rahatsızım. Namazı bitirdikten sonra tesbihleri çekerken bağdaş kurabilir miyim?

    Selâm verdikten sonra, bağdaş da kurabilir, ayaklarınızı da (kıbleye gelmemek kaydı şartıyla) uzatabilirsiniz. Çok zorsa, namazda bile bağdaş kurarak îmâ ile kılabilirsiniz. Bağdaş kurmadan da kılabilirim diyorsanız, namazdan sonra kalkıp sandalyede, divanda oturabilir ve bu şekilde tesbîhlerinizi çekebilirsiniz.



    Amr bin Mürre “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Allahü teâlâ, îmân edip, kulluk yapan bir mü'mine azâb etmez. Onun emirlerine uyup, yasaklarından sakınan mü'minin yüzü kara çıkmaz."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  7. #27
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 722

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir
    İslam ve Toplum
    1- Dini kitaplar ayak uzatarak veya uzanarak okunur mu?

    Edebe mugayirdir. Mümkün mertebe edebe riâyet etmemiz lâzımdır. Felçlidir, hastadır, kalkamıyordur..., nu kimse yattığı yerden de kitabını koyabilir. Ama sağlam, oturabilecek olanın o şekilde yapması uygun olmaz.

    2- Dizimden rahatsızım. Kur'an-ı kerim okurken diz üstü oturup, kıbleye dönmek şart mıdır?

    Evet. Kur'an-ı kerimi edebli okumanın şartı budur. Hasta ise, ayağını kıvıramıyorsa uzattığı şekilde okuyabilir.

    3- Kola, meyve suyu, gazoz ve hazır kahvelerden içmek caiz midir?

    Caizdir. Üzerinde alkol veya dînimizin men ettiği herhangi bir şey bulunur demediği müddetçe içebiliriz ve kıllanabiliriz.

    4- Şafii mezhebinde okunan tesbihatların ve Kur'an-ı kerimin sevabı ölülerin ruhlarına gönderilebilir mi?

    Maliki ve şafii mezhebinde bedenle yapılan bu ibâdetler gönderilmez. Daha sonra gelen maliki ve şafii âlimleri bunun caiz olduğunu bildirmişlerdir. O kavle ittibâ ederek, okuduklarımızı göndermemiz iyi olur.

    5- Şafii'de vitir namazı sünnetmiş. Sünnet yerine kazaya niyet ederken, vitri de mi kazaya niyet edeceğim?

    Vitrin yerine ilk kazaya kalan yatsının farzı... deyip dört veya ilk kazaya kalan sabah namazının farzı... deyip iki rek'at kılınır.



    Ebû Abdüllah Mağribî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "İnsanların en aşağısı, zengine zengin olduğu için, kıymet verip, onun karşısında zelîl olan kimsedir. İnsanların kıymetlisi de, fakirlere hürmet edip tevâzu gösteren zenginlerdir."





    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  8. #28
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir

    1- Banyoda, uryân vaziyette alınan abdestle namaz kılınabilir mi?

    Hiçbir mahzuru yoktur. Bunun abdeste de, namaza da mânisi yoktur. Uryân olarak gusül alınmış olsa, gusül sahîh olur. Ama edebe uygun değildir.


    2- Başımıza sürekli belâ, musîbet geliyor. Bunun sebebi ne olabilir?

    Bir kimsenin başına sık sık belâ geliyorsa, bu kimse de çok istiğfar ediyorsa, bu belâ ve musîbetler bu kimsenin günâhını temizliyordur. Yüksek dereceler istenildi ise, Allahü teâlâda ona o dereceyi vermeyi murâd etmiştir. Birisini zenginlikle, birisini belâ ve musîbetle, birisini güzellikle... herkesi değişik şekilde imtihân eder. Allahü teâlânın gönderdiğine razı olmak, itirâz etmemek lâzımdır. İstiğfara da devam etmelidir.


    3- Bir insana (Öküz aleyhisselâm) demenin hükmü nedir?

    Peygamberler için kullanılan bu ta'zîm, salât ve selâm kelimesini yanına koyarak, bu şekilde herhangi bir kimseye söylemek âfâtdır. Küfre yakındır. Tehlikelidir, küfre götürür.


    4- Görme özürlüyüm. Cum'a namazı bana farz mıdır?

    Farz değildir.


    5- Öğle namazının son sünnetini kılmadan kaza kılabilir miyiz?

    Hayır. Biter, ondan sonra kılınır. Ancak bu yatsıya mahsûsdur. Yatsı namazının son sünneti kılındıktan sonra vitri geciktirmek evlâdır. Kılınıp, sonra kaza da yapılabilir





    Yûsuf bin Esbât “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, “Sâdık olmanın alâmetleri: Sözü ile kalbinden geçenlerin aynı olması. Söz verdiği gibi hareket etmesi, işlerini Allahü teâlânın rızâsı için yapması. Dünyâya düşkün olmayıp, makam, mevki peşinde koşmaması. Nefsin isteklerini yapmaması, mühim işleri hemen yapıp, mühim olmayanları sonraya bırakması. Âhireti, dünyâya tercih etmesidir.”





    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  9. #29
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 724

    1- Bizim burada bir hanımın beyi ölünce onu hanımına göstermediler. Nâ-mahrem oldu dediler. Yapılan doğru mudur? Erkek önce ölmüşse, kadın kocasını yıkayabilir. İddet müddeti, (4 aya yakın) hâlâ daha o adamın nikâhlısı gibidir. Bakabilir. Hâlâ daha helâlidir. Ama erkek, hanımı öldüğü zaman bakamaz, yabancısı olur. Hatta mezâra bile indiremez.
    2- Düğün salonunda çalışmak caiz midir? Haram işlenen yerden gelen kazanç sakat olur. Haram işlenmiyorsa, herhangi bir mahzuru söz konusu olmaz.
    3- Her gece ve Cum'a günü dikiş dikmekte bir mahzur var mıdır? Dînen bir mahzuru söz konusu değildir.
    4- Öğle namazının ardından kaza kılıyorum. Kaza kılarken ikindi okunsa bir zararı olur mu? Bir zararı olmaz. İkindiden sonra mekrûh vakit girince kaza kılınmaz. Akşamın arkasına kaza kılarken, yatsı ezânı okunsa da bir zararı olmaz.
    5- Rüyâda ihtilâm olunca oruç bozulur mu? Oruç bozulmaz. Kalkıp gusül abdesti alınır ve oruca devam edilir. 6- Salat-ı tefriceyi yedi günde bitirmek şartı mıdır? Böyle bir şart yoktur. Bir günde de, bir haftada da bitirilebilir. --------------------------------------------------------------------------------

    Mâlik bin Dînâr “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, "Şu üç şey dünyâda en güzel kazançtır. 1) Allahü teâlânın sevgili kullarının sohbetinde bulunmak ve din kardeşleri ile sohbet etmek, 2) Geceleri teheccüd namazı kılmak ve doya doya Kur'ân-ı kerîm okumak, 3) Allahü teâlâyı hiç unutmayıp, O'nu zikretmek, anmak."



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  10. #30
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart 727

    OSMAN ÜNLÜ


    Huzur Pınarı'nın bir hizmetidir



    1- Bir kimse hayattayken malını dilediğine verebilir mi, evlâdın hakkını gasb etmiş olur mu?

    Hayattayken verebilir. Evlâdı muhtaçken de verebilir. Hele evlâdı fâsıksa, onlara mîras bırakmak, dünya malı bırakmak, onların günâh işlemesine teşvik etmek demektir. Bunun için meselâ sâlihler bakarlar, evlâdları eğer dîn-i islâm yolundaysa rahatlıkla onlara mal hayattayken de veriyorlar, mîrâs olarak da bırakıyorlar. Eğer öyle değilse, hayattayken o malı ellerinden, hayr hasenât yapmak sûretiyle çıkartıyorlar. Dolayısıyla, bir kimse hayattayken malını dilediğine verebilir , evlâdın hakkını gasb etmiş olmaz.



    2- Kadın muayyen hâlindeyken korunmak için (âyet-el-kürsî)yi okuyabilirmiş, bu doğru mudur?

    Fıkh kitâblarında, ilmihâl kitâblarında, kadın muayyen hâlinde iken neleri okur, neleri okumaz, açık net bildirilmiş. Kur'an-ı kerime el süremez, Kur'an-ı kerimi okuyamaz, Kur'an-ı kerimdeki sûrelerin hiçbirisini okuyamaz. Sadece Kur'an-ı kerimde, duâ âyeti olarak bildirilenler var. Meselâ, Rabbenâ âti-nâ..., Rabbenağfirlî..., bunlar duâdır, bunları okuyabilir. Hatta hanefi mezhebinde, Fâtiha-i şerîfeyi bile duâ niyyetiyle okuyabilir, buyuruluyor. Hiçbir kitâbda, kadın muayyen hâlindeyken âyet-el-kürsî okur diye yazmaz, bunu söyleyen yanlış söylemiş, doğru değil efendim.


    3- Bankaya yatırdığım paranın fazlalığına ihtiyacım yok, koyacak yerim de yok, alıp ihtiyaç sahiplerine versem günâh olur mu?

    Alıp, kendi ihtiyacınız yoksa hayır kurumlarına, ihtiyaç sahiplerine vermiş olsanız, günâh olmaz deniyor efendim. Bu konuda altyapısı olmayan, fâizin ne olduğunu bilmeyenler mevcut. Getirmiş, yerleştirmişler; fâiz= banka. Zaman zaman naklettiğimiz, Hamza efendi "rahmetullahi aleyh" hazretlerinin, (Bey’ ve şirâ)kitâbında, ödünçteki fâizler anlatılırken buyuruluyor ki; (Ödünç verildiği zaman, hanefi mezhebinde, zaman tayîn edilirse, fâizdir) buyuruluyor. [Ben sana bu parayı veririm ama üç gün sonra isterim demek, fâizdir buyuruluyor].



    4- Sekseniki yaşında annem var, bir tuhaf oldu, nasıl hareket etmeliyiz?

    Kitâblarda bir ifade geçiyor; (Hastalar ve yaşlılar çabuk kızar, çabuk sinirlenir, alıngan olurlar). Dolayısıyla söylediklerinin de önünü, sonunu, arkasını falan düşünmez. Çocuklarını bile birbirine düşman yapar. Allah saklasın, kardeşler birbirlerine girerler. Çocuğa yapılan muâmele gibi, onun kalbini kıracak şekilde değil, yerine göre sert olunur, yerine göre de kendine ve diğerlerine zarar yapmaması için önüne set çekilir, idâre edilir. Başka da yapacak bir şey yok efendim.


    5- Zekâtı, yakınları varken onlara vermekten imtinâ etmek, vermek istememek, doğru mudur?

    Zekât, sadaka-i fıtr, adak, yemîn keffareti, bunlar verilirken önce yakın akrabadan. Müslüman ve sâlih olan fakir akraba deniyor. Çünkü zekâtın verileceği yerler bellidir. Akraba ama din, îmân yok, olmaz o. Akrabalar içerisinde meselâ, sâlih olan, sâliha olanlar ve fâsık olanlar var. Sâlih ve sâliha olanlar tercih edilir. Ama akrabaların hepsi aynı şekilde fâsıktır veya islâmiyyetle alâkaları yoktur. Bunlara verilmez. Komşu da öyle. Zekât, sadaka-i fıtr bunlar ibâdettir. Ne miktarda verileceği bildirildiği gibi kimlere verileceği de bildirilmiştir. Dolayısıyla, İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin buyurdukları gibi; " İbâdet, emredileni yapmakdır."





    Süfyân-ı Sevrî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki; "Allahü teâlânın senin üzerinde hakları vardır. Onları yerine getirmen gerekir. Bu vazîfelerden gâfil olma. Kıyâmet gününde onlardan hesâba çekileceksin."













    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



+ Konu Cevaplama Paneli

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147