1- Bizim burada düğünlerin hepsi çalgılı. Ne yapacağız?
Allahü teâlânın hatırını gözeteceğiz. Allahü teâlânın hatırını gözetmeden yapılan işler uygun değil. Yani ne yapıp yapıp dünya işlerini bahane ederek gitmemeli. Ne söylerlerse söylesinler, o bizim için önemli değil efendim.
2- Çocukken hayvanlara eziyyet ettiğimiz falan oldu. Ne yapacağız?
Tevbe, istiğfâr edeceğiz, bundan sonra daha dikkatli davranacağız.
3- Kadın kocasından izinsiz bir yere çıkamaz mı?
Evlilik zuhûr edince, ne erkek benim dediğim olur diyebilir, ne de kadın benim dediğim olur diyebilir. Çünkü ikisi de Allahü teâlânın ayrı ayrı kuludur. Evlenirken, evlendiği hanım onun hizmetçisi değil, kölesi de değil. Kadın, beyinden izinsiz olarak komşularla olsun veya diğerleriyle olsun görüşmesi caiz değildir. Ama komşular sâlihse erkeğin ona izin vermesi gerekir. Yoksa, (Efendim ben izin vermiyorum, benim dediğim olacak falan...) bir müddet sonra ne olur, sinir hastası olur, patlar ondan sonra da adam, çok afedersin de, sap gibi ortada kalır. Neticesi bu yani. Benim dediğim değil, Allahü teâlânın dediği.
4- Namaz kılmayan beyimize karşı ne yapacağız?
Duâ edeceğiz, çünkü kadın kocasından mes'ûl değil. Ama erkek hanımından mes'ûl. Dolayısıyla duâ etmeye devam edeceksiniz. Duâ ederken de, Yâ Rabbî! Dînini bilen, seven kimselerle arkadaş eyle! Hidâyet nasib et! Diye duâ edeceksiniz.
5- Bütün sualler ve cevabları

Süfyân-ı Sevrî “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki; "Dünyâya rağbet etmemeye sarılırsan, Allahü teâlâ sana çok şeyler ihsân eder. Verâya şüphelilerden sakınmağa yapışırsan, hesâbın kolay olur. Seni şüpheye düşüren şeyleri bırakıp, şüpheye düşürmeyen şeylere sarılırsan günaha düşmekten kurtulursun."