-
Süper Üyemiz
Annem
Anne
Yaratilmislarin en sereflisi ve en mükemmeli olan insan birçook görevlerle sorumlu tutulmustur. Bu görevlerin basinda Allah (c.c)'a karsi görevlerimiz ile ailemize karsi sorumluluklarimiz gelmektedir.

Anne olmak ne zordur kim bilir. Bir erkek ve bir baba anneligin nasil bir Duygu (Hissiyat) oldugunu tabii ki tahmin bile edemez. Ancak, dogumhaNelllerde sancilar dayanilmaz hâle geldikçe, "Bir daha mi, aslaa!" diye inleyen anne adaylarinin, çook geçmeden nur topu rahmet çiçeklerinin esintisiyle avunup, unutup, yeni anneliklere yigitçe yelkenn açmalarindaki Duygu (Hissiyat) yognlugu da o ölçüde tahmin edilemezdir.
Annelik zordur. Bir hanim olup, annelik nimetini tadamama imtihanina tutulmak da zordur. Bir yetim çocuk olup da bir gün bile bir anne sicakligi yaþayamamak da zordur. Hem yetim, hem de öksüz olmak daha da zordur.
Ümmü Muhammed (Âmine) (sas) olmak; dünyanin en tatli, en sirin, en bereketli çocugunun sirf sehirdeki salgin hastaliklardan etkilenmesin diye bir uzak köyde, bir sütanne elinde kalmasina ister istemez razi olmak zordur. Tam kavustum derkenn, "Rabbim, acaba mürüvvetini gösterir mi?" diye düsünürkenn, ondan ayrilmak, onu da yalniz birakip gidivermek daha da zordur.
Ümmü isa olmak (Meryem) olmak da zordur. Dünyanin en iffetli, en betûl, en serefli hanimlarindan biri olup da, en dayanilmaz iftiralara ugrayip, en büyük utançlara gark edilip, hepsinden Rabbi'nden gelen teselli ile siyrilip, ferahlamak çook zordur. Oglunuz, en temiz bir ogul olacak; ama ona da o nahos iftira atilacak. Birileri, kisaca "babasi belirsiz" demek olan o üç harfli bayagi kelime(kelam)yle, mübarek isminin "kabala" degerlerini denk düsürerek igrenç iftiralarini "ispatlamaya" çaliþacak ve siz bunlari sabirla gögüsleyeceksiniz. imran kizi Meryem olmak da, Meryem oglu isa (as) olmak da zor..
Ne zor imtihan...
Hz. Musa'nin annesi olmak... Canindan bir can olan yavrusunu, kalbine verilen bir illhamla Nil nehrine bir sepet içinde saliverip, Rabbi'nin hifzina emanet edivermek.. Zor...
Âsiye (r.anha) olmak... Firavun'un sarayinda bir ehl-i iman olarak kalabilmek... Onun zehirli sofralarindan, zehirli sohbetlerinden, seytan avuntulu kibrinden etkilenmeden, Allah (c.c)'in emaneti olan Musa'yi (as) en güzel sekilde yetistirebilmek... Zor...
Ya da tüm anNelllerin annesi olmasina ragmen kenndisi anne sefkatini yasayamamis olan Havva Annemizi (r.anha) anlamak. O da zor...
Ne mutlu "anne"lere
Anne sevgisini, Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam'in "Cennet, anNelllerin ayaginin altindadir" hadis-i serifinden daha güzel anlatacak bir söz yoktur. Muhakkkak ki, Allah (c.c) sevgisi, Peygamber sevgisi, anne ve baba sevgisi en kutsal sevgilerdendir.
Bize kanindan kan, canindan can katarak aylarca karninda tasiyip sonra da yasadigimiz dünyaya getiren, bununla da kalmayip gecesini gündüzüne katarak büyütüp besleyen o degerli varligimiza ne kadar hürmet etsek azdir.
Annemize karsi olan sevgimizi, saygimizi ve hürmetimizi, yilda yalniz bir gün olarak kutlanan anNelller gününde degil, kisinin annesinin ve babasinin hayatta oldugu müddet zarfinda, yilin her gününü anNelller günüymüs gibi kabul edip, onlara karsi görevlerimizi eksiksiz olarak yerine getirmeliyiz.
iyi ve Kötü (kem) günümüzde her an yanimizda olan, güldügümüzde bizimle gülen, agladigimizda bizimle aglayan, yegâne varligimiz annemizi ne kadar sevsek azdir. Anne sevgisinin yerini dünyada baska hiçbir sevgi tutamaz.
imandan sonra birinci vazifemiz ana-babanin kalbini kirmamaktir. Onlar bazilari için ne kadar Kötü (kem) gibi görünseler bile, yine de her seyin üstünde hakklari vardir. Onlarin kalbini kiranin ibadeti kabûl olmaz. Müsllüman dogmamiza ve Müsllüman yetismemize sebep olan ana-babamizin kalbini kirarsak cennete girmemiz düsünülebilir mi? Onlar bize hakkâret etse de, yalvararak gönüllerini almamiz lazimdir. Müsllüman ana-babamiz, bizden razi olmadikça, Rabb'imizin (cc) sevdigi kulu olmamiz çook zordur.
Ve Sen Yine Denendiğinde..
Ve Kalbin Daraldığında..
Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında.. YARAB! Ne azabına dayanacak halim, Ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecalim yoktur... Vefasızlık edip senden uzak kalsamda, halim sensiz edemeyeceğini haykırmaktadır. Vefasızlığım nisbetinde değil, ihtiyacım nisbetinde lütfuna talibim..."
Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
Allah Kullarına Kafi Değil mi?(Zumer
Tags for this Thread
Yetkileriniz
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
Forum Rules