-
Süper Üyemiz
Hacer
H A C E R
Hz. Hacer Anlatıyor:
Rabbimin işaretini bekliyerek ilerliyoruz.... Yeryüzünde Rabbimin nimetlerinin görünürde bittiği bir yere gelince İbrahim durdu.
'Tamam burası' dedi.
Kendisi de biraz şaşkındı, zira etrafta siyah taş ve tepelerden başka hiç bir şey yoktu. Hatta tek bir canlı dahi etrafta belirmiyordu. Rabbim elbette her şeyi en iyi bilendi bunda en ufak bir şüphemiz yoktu lakin etrafın zahiri bizi altatmıştı. Ben Ismaile sıkı sıkı sarıldım. Halilullah, artık gitme vaktinin geldiğini bildirdi. Hüzünlendim gözümden sicim sicim yaşlar boşaldı. Halilullah gözüme bakmadı. arkasını döndü ellerini semaya açtı:
'Ey Rabbimiz, ben zurriyyetimden bir kısmını senin Beyt-i Haram'ının yanınıda, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz, namaz kılsınlar diye; artık Sen de insanlardan bir kısmının onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır...Umulur ki şükrederler...'
duası bitince 'Rabbi heb li mines salihin' diye günlerce ettiği duanın semeresi olan Ismail'ine sımsıkı sarıldı. Göremediğim ama hissettiğim gözyaşlarını önüne katarak geldiği yöne doğru yöneldi. Boğazımda biriken kelimeleri dökemedim. Belki çıkarabilseydim gitme kal diye bağıracaktım olmadı yapamadım. Rabbimin muradını düşündüm tam teslim oldum. Ismail'imin yanına oturdum. Güneş alabildiğine hararetli... Ismail'i alarak bir tepenin gölgeliğine geçtim.
Halilullah'ın bize bıraktığı çadırı kurdum. Yanımızda bize bir kaç gün yetecek yiyecek ve içecek vardı. Halil giderken hiç bir şey söylememişti. Ne zaman dönecekti
Günlerin seneler gibi geçtiği bir kaç gün sonra suyumuz bitmişti. Sık sık dışarı çıkıyor Halil'in gittiği yöne bakıyordum. Ismail'im Rabbimin mucizesi yavrum yanıma gelip daha tam çıkaramadığı kelimelerle susadığını anlatmaya çalışıyor ve ardından ağlıyordu. Artık Ibrahim'den ümidimi kesmiştim. Çadırdan dışarı çıktım etrafa şöyle bir baktım iki tepe dikkatimi çekmişti bu tepelerin arasında belki bir su birikintisi olabilir diye düşündüm. Ismailimi bırakip koşarak ayrıldım Ibrahim ayrılırken yaptığı duayı ezberlemiştim bir yanda dilimden dua dökülüyor bir yandan da hızlı adımlarla ilerliyordum. Bir taraftan da arkama dönüp yavruma bakıyordum. Daha çukur olan bir yere geldiğimde evladımı göremiyordum bu yüzden adımlarımı daha da hızlandırıyordum. Diğer tepeye ulastım ama yok. 'Rabbim yok!' yeniden döndüm. Ümidimi yitirmemiştim olabilir olabilir diyordum Rabbim yaş ağaçtan ateş çıkarır Rabbim ölü toprağı yeniden diriltir. Rabbime yöneliyor ama gayretimi de yitirmiyordum kan ter içinde kalmıştım tam 7 sefer gidip gelmişim. Güneşin beyinleri kavurduğu vakitte 7 sefer bana çok ağır gelmişti. Ayaklarımın feri kesilmişti dizlerim yere çöktü ellerimi kaldırıp Rabbim şayet senin muradın bizlerin canını böyle bir imtihanla almaksa 'biz sana yöneldik sana dayandık dönüşümüz sanadır.' Gözümden akan yaşlar daha toprağa düşmeden yüzümde kuruyordu. Ellerim yere düştü Ismailimi düşündüm. Birden irkildim Ismail Ismailin sesi gelmiyor. Boğazımda bir şey düğümlendi artık ağlıyamıyordum....
Ona dogru bakmaktan korkuyordum ya…… hayır hayır olamaz diyordum....
Ibrahimin yıllarca ettiği o güzel niyazları hatırladım: 'Allahım sana niyaz edecek zürriyyetimden temiz nesiller ver...'
Ismail Ibrahimin zürriyyeti…. Sonra yeniden kalbimi, yeniden Rabbimin nuruna dönderdim ne olursa olsun Ondan geldik Ona döneceğiz. Gücümü topladım ayağa kalktım...
Allahım….. Allahım bu bir serap olsa gerek. Hayır olamaz gözlerimi, toprak bezemiş olan ellerimle sildim hayır bu bir serap değil Ismailim Ibrahimim ve onun duasını kabul eden Rabbim. Su su evet her şeye yaşam veren su gözlerim yanlış görmüyor minik Ismailim oturmuş minik elleriyle suyla oynuyor. Bu sefer koşarak geldim yavruma sarıldım: Rabbimden utandım Ondan ümidin kesilmeyeceğini öyle yürekten anladım ki Ibrahim gibi mutmainlerden olup secdeye kapandım......
Ve Sen Yine Denendiğinde..
Ve Kalbin Daraldığında..
Ve Yine Bütün Kapılar Kapandığında.. YARAB! Ne azabına dayanacak halim, Ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecalim yoktur... Vefasızlık edip senden uzak kalsamda, halim sensiz edemeyeceğini haykırmaktadır. Vefasızlığım nisbetinde değil, ihtiyacım nisbetinde lütfuna talibim..."
Ve Yine Ne Yapman Gerektiğini Bilmediğinde..
Uzun Uzun Düşün Ve Hatırla Yaradanını!
Allah Kullarına Kafi Değil mi?(Zumer
Tags for this Thread
Yetkileriniz
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
Forum Rules