Allah c.c. razı olsun efendim.
Gönül penceremiz ne kadar temiz
Genç bir derviş, bir mürşide kavuşmak için yaya olarak yollara düşer ve memleket memleket dolaşır. Bir akşam bir kasabada, yatsı namazından sonra camide kalmak ister, fakat cemaatten yaşlı bir zat onu evine götürür ve misafir eder. Sabah namazından sonra sofra hazırlanırken, genç derviş de pencereden dışarısını seyretmektedir ve der ki:
“Efendim, kasabanızın sokakları ne kadar pis! Hiç temizlik yapmıyorlar mı?”
Yaşlı zat hemen eline su dolu kova ve fırça alıp dışarı çıkar, evinin camlarını bir güzel siler. Çünkü gece yağan yağmur ve rüzgar, bahçedeki tozları cama yapıştırmış, camlar çamur gibi kirlenmiştir. Sonra eve girer ve dervişe: “Şimdi bak dışarı, ne göreceksin?”
Genç derviş tekrar bakınca, sokakları tertemiz görür.
O zat der ki:“Pis olan sokaklar değil evin camlarıydı. Onu temizleyince sokaklar temiz göründü. Başkalarına bakarken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Gönül penceremiz ne kadar temizse, herkesi tertemiz görürüz. Eğer kendi penceremiz kirliyse, bütün alem gözümüze pis görünür. Evladım, sen kalbini herkese karşı tertemiz tut, o zaman herkesin iyiliklerini görür, kötü taraflarını hiç görmezsin, rahat edersin ve herkes seni sever”
Genç derviş bunları duyunca der ki: “Ben aradığımı buldum, bunlar bana ömür boyu yeter” der ve memleketine geri döner.
www.huzurpinari.com
Konu dutkmd tarafından (04-11-2009 Saat 10:19 ) değiştirilmiştir.
Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
"Oğlum sana üç öğüt vereyim!
1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"