+ Konu Cevaplama Paneli
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: Ahir zamandaki insanların en büyük sıkıntısı imanını korumaktır.

  1. #1
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart Ahir zamandaki insanların en büyük sıkıntısı imanını korumaktır.

    İyi insanlar ile beraber olmak, kurtulmaya alamettir.
    Ahir zamandaki insanların en büyük sıkıntısı imanını korumaktır.
    Îmânı doğru olarak öğrenmek için tek çâre, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını okumakdır.
    Bu kitâbları bulmak, Allahü teâlânın büyük bir ihsânıdır..




    pınardan damlayanlar......abı hayat..... ...


    AB-I HAYAT.....



    PINARDAN DAMLAYANLAR....





    Emr-i maruf aşkı, Allahü tealanın sevdiği kullarının kalbindeki hususî bir haldir.


    Allahü teâlâ’ nın aziz ettiğini kimse zelîl edemez, Allahü teâlâ’ nın zelil ettiğini kimse aziz edemez..


    Büyüklerimiz buyuruyor ki; Allahü teala bir kuluna iki şeyi vermişse, ona herşeyi vermiştir, tam vermiştir. Onun bir başka şey istemeye hakkı yoktur. Birincisi Ehl-i sünnet itikadı, ikincisi Allahü tealanın sevgili bir kulunu tanımaktır... o halde bunun şükrünü iyi yapmak lazımdır ki elimizden gitmesin.

    Kim Allah içinse Allahda onun içindir. Allahü tealanın rızasını düşünerek haraket edenleri, insanlar neder diyerek Allahü tealanın rızasından vazgeçmeyenleri, insanların kızacakları işlerde Allahü tealanın rızasına uyanları Allahü teala himayesine alır. İnsanların rızasını gözetip, Rabbimizin rızasına uymayanların, Allahü tealanın gadab edeceği işlerde insanların rızasına uyanların işini insanlara bırakır.

    Îmân ni'metinin şükrünü yapabilmek için, sahip olduğumuz îmân cevherini herkese anlatmak, duyurmak lâzımdır. İnsanlar ebedî ateşde yanmasın düşüncesinde olmak lâzımdır. Emr-i ma'rûf da bu demekdir.

    Dinimizin yayılması, tanınması için fevkalade gayret etmeliyiz. Zira büyüklerimiz buyuruyor ki; "Bir beldede emr-i mâruf yapılıyorsa oraya umûmi bela gelmez". Îmânı tam olan bir müslüman emr-i maruf yapmadan duramaz, çünki hiçbir canlının yanmasına dayanamaz... eğer bir insan ben kurtulayım da başkası ne olursa olsun diyorsa, imanında noksanlık vardır. Her kabdan içindeki dışarıya sızar, herkes yanında ne varsa onu ikram eder.

    İnsanlar ebedî ateşde yanmasın diye uğraşmak aşkı, Allahü tealanın sevdiği kullarının kalbindeki hususî bir haldir, kime verilirse çok şükretmesi lazımdır. Rabbimizin karşılıksız ihsân etdiği, îmân ni'metine şükr edebilmemiz elbette lazımdır.

    Îmânın temeli ve en mühim alameti, hubb-i fillah ve buğd-i fillahdır. Yani, Allahü tealanın sevdiklerini yalnız Allahü tealanın rızası için sevmek ve Allahü tealanın sevmediklerini de yalnız Allahü tealanın rızası için sevmemekdir. Çünki Hadis-i şerif'te, dünyada birbirini sevenler, ahirette de beraber olacaktır buyuruluyor. Allahü tealanın sevgili kullarını sevenler, son nefeste imanla ölürler. Ve mahşer yerinde de sevdiklerinin yanında haşr olup, ahiret hayatında da beraber bulunurlar. Bunun için de, kimin sevilip kimin sevilmeyeceğini iyi öğrenmemiz lazımdır... Kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir. Ahiretde bize, sen kimsin demezler, dünyada iken kiminle idin derler. Ahiretde nerede ve kiminle olmak istiyorsak bunu dünyada iken seçmemiz lazımdır. İmanın korunması, ancak imanını koruyanlarla beraber olmakla mümkündür. İyi insanlar ile beraber olmak, kurtulmaya alamettir. Kötü ahlakta bulaşıcıdır, iyi ahlakta bulaşıcıdır. Onun için iyi insanlar ile beraber olmak, kurtulmaya alamettir. Ahir zamandaki insanların en büyük sıkıntısı imanını korumaktır.
    Dünyânın neresinde olursa olsun, her insana önce lâzım olan şey, dînini, îmânını öğrenmekdir. Din, eskiden islâm âlimlerinden kolayca öğrenilirdi. Şimdi, âhir zemân olduğu için, hiçbiryerde hakîkî din âlimi kalmadı gibi. Şimdi dîni, îmânı doğru olarak öğrenmek için tek çâre, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını okumakdır. Bu kitâbları bulmak, Allahü teâlânın büyük bir ihsânıdır.






    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  2. #2
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Peygamber efendimiz ‘sallallahü aleyhi ve sellem’ hazreti Aliye, "Ya Ali, müslümanın iki alameti vardır. Birincisi; cömert olmak, ikincisi; güler yüzlü olmak. Kafirin de iki alameti vardır. Hasis olmak ve çatık kaşlı olmak", buyurmuşlar. Cömert olmak, dünyaya düşkün olmamakdır ki dinimizin şiarındandır. Dinimize hizmet edecek kişi, güleryüzlü olmağa mecbur ve mahkûmdur.

    Allahü teala müminlere çok kıymet vermiş, muhatab kabul etmiş, kulum demiş. .. bundan daha büyük şeref olurmu... Kim dine sahip çıkarsa, Din ona sahip çıkar.

    İmamı Rabbani hazretleri buyuruyor ki; "Va’zların özü ve nasîhatların kıymetlisi, Allah adamları ile buluşmak, onlarla birlikde bulunmakdır. Allah adamı olmak ve islâmiyyete yapışmak da, müslimânların çeşidli fırkaları arasında, kurtuluş fırkası olduğu müjdelenmiş olan, Ehl-i sünnet vel-cemâ’atin doğru yoluna sarılmağa bağlıdır. Bu büyüklerin yolunda gitmedikçe kurtuluş olamaz. Bunların anladıklarına tâbi’ olmadıkça, se’âdete kavuşulamaz.




    Emr-i maruf aşkı, Allahü tealanın sevdiği kullarının kalbindeki hususî bir haldir.


    Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

    Huzurpınarı (ve forum.kaizen.gen.tr) ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik ederiz,
    müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

    ali zeki osmanağaoğlu
    (tarafımdan ilave edilmiştir)


    Ehli sünnet vel cemaat onun davası
    O idi bu davanın yıkılmayan kal’ası
    Onunla yeniden şahlanışa geçti dini mubin
    Dalgalandı hiç durmadı bayrağı Ehli sünnetin
    İnsanlara o yayardı hakiki islamı
    Onun içi yazdı bunca kiymetli kitabı
    Baktı ki çoğalmıştı veren fetvayi diniyye
    Cevabıydı Tam ilmihal seadeti ebediyye
    Ona az iftira atmadı mason ve vehhabiler
    Mezhepsizlere ki zehirdir Faideli bilgiler
    Çok tesirli idi onun nasihat kelamları
    Buna sadece sebebti Hak sözün vesikaları
    Öyle artmıştı ki gaflet ve bozuk iman
    İlacıydı Herkese lazım olan iman
    Nakış nakış onda dokunmuştu Resullullah ahlakı
    Büyük bir ihsanıydı bizlere İslam ahlakı
    Seyyidden aldığı feyizleri bize eder ki ikram
    İzinden gittiği çok sevdiği idi Eshabı Kiram
    İlahi! doğru yolu herkese nasib et
    Çünkü çok şiddetlidir Kiyamet ve Ahiret
    Kaynak olmuştu İmamı Rabbaninin mektubları
    Bizlere hediyye eyledi Müjdeci Mektubları
    O'nun için herkes kendince atıp söyledi
    O Mübarek ki ona kimse Cevab veremedi
    Yabancı desteğindeydi Ehli sünnet düşmanları
    Buna senettir İngiliz casusunun itirafları
    Kapışılınca nasibli insanlarca onun yazdıkları
    Hazır bir lokma sundu Kıymetsız yazıları
    Çok sever ve överdi muhammed nebiyyi
    Yeniden müjedeledi Şevahidün nübüvveyi
    Bitmez tükenmez kalemi ehli sünnetin
    Son sözü Menakıbı çihar yari güzin
    İşin özü hakikat bilinmeyen kaynağı ise İhlastı
    M.Sıddık Gümüş Mübareğin kullandığı mahlastı
    Bizlere emri idi, kitap ve Kuran okumak
    Birinci vazifemiz kitablarını yaymak
    Biz öyle muhiptik ki bilmedik kiymetini
    Haddimiz olmadan dileriz şefaatini
    Ölümden vefata dağişmeyen mekan Eyyup sultan
    Göz yaşları ile himmet bekler bunca muhibban
    Alimlere özlemin giderdi Kaşgari Dergahı
    Çünkü artık orada ehli sünnetin serdarı.




    HUZUR PINARI

    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.
    Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir.




    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  3. #3
    Süper Üyemiz okyay is on a distinguished road okyay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.203

    Standart








    Rabbim razı olsun. Krdşm.

  4. #4
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Alıntı okyay´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster






    Rabbim razı olsun. Krdşm.

    amin.
    Allahü teâlâ sizi iki cihanda " aziz ve güzel " eylediği kullarından eylesin.
    sağlıcakla kalınız.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



+ Konu Cevaplama Paneli

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147