+ Konu Cevaplama Paneli
1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.

  1. #1
    Süper Üyemiz SesS!zL!k... is on a distinguished road SesS!zL!k... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    La Mekan
    Mesajlar
    384

    Standart Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.

    Dünya Özürlüler Günü
    ( 3 Aralık )


    Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.

    http://www.hayatadahiliz.biz/imza/index.php

    Engelliye Engeli Engel Haline Getiren Düşünce Engelliler

    Yeter ki Düşünce Engelli olmayalım




    Bir Çocuk Koşuyor Kurşun Daha Hızlı
    Güvercin Uçuyor Uçak Daha Hızlı
    Beyaz Bir Bulut Buruşup Yere Düşüyor
    Üstünde "İnsanlık Öldü" Yazılı...



    FİLİSTİN'E SES/SİZ OLUN!

  2. #2
    Super Moderator ceylannur is on a distinguished road ceylannur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    33.993

    Standart

    İş hayatında, sosyal etkinliklerde, eğitimde, ikili ilişkiler ve diğer bir çok alanda toplumdaki bireylerin, engelli ve sağlam grupları olarak iki ayrı standartta yaşadıkları varsayılıyor. Bu haksız muamele nedeniyle "özürlü, engelli, sakat" diye tabir edilen bireyler, zaten hakları olan eşit hayat standartlarına sahip olmak için olağanüstü bir azim, gayret, fedâkârlık ve güç harcamak zorunda bırakılıyor. Doğal olarak çok çok az sayıdaki birey bu engellerden sıyrılıp, kendini eğitme ve bilinçlenme fırsatını bulmayı başarabiliyor.

    Amacımız her birey için eşit hak ve fırsatlar sunan medeni toplum olma yolunda bilinçli farkındalıklar yaratmaktır. Herkesin bu konuda kendi payına düşen sorumluluk ve görevleri vardır.
    İki harf bile her şeyi değiştirebiliyor!
    Özürlü değildir engellenenler. Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.
    İlk kampanyamızın konusu ulaşım engelleri. Neredeyse tüm şehirlerimizdeki kaldırımlar yasa, yönetmelik ve teknik şartnamelere uygun olmayan şekilde inşaa ediliyor. Kaldırımların farklı amaçlar için sık sık sökülüp yeniden yapımı esnasında, bütün vatandaşlar yollardaki çukur, moloz ve diğer inşaat malzemelerini aşıp, günlük hayatını sürdürebilmek için yoğun bir mücadele veriyor. Fiziksel engelli ve yaşlı bireyler ise zaten bu savaşı baştan kaybediyor. Yasal haklar ve yönetmeliklerden haberdar olmayan toplum, engellilerin evlerine hapsedilmesini fark edip, bu yanlışlıklara karşı çıkmak bir yana, kendi yaya haklarını bile talep edecek bilgi birikimi ve sorumluluğa sahip olamıyor.
    Sık sık yenilenen kaldırımlar, bir öncekinden daha özensiz daha kuralsız yapılmaktadır. Meselâ, duyarsız ve saygısız vatandaşların araçlarını kaldırımlara çıkarmasını önlemek için, çoğu belediye kendi bildikleri tek çare olarak gittikçe daha yüksek kaldırımlar inşaa ediyor. Kaldırım başları ve sonlarına birer rampa yapılması gerekliliğine ne belediyeler ne yayalar özen göstermiyor. Var olan rampa ve diğer gerekli özellikler ise çoğu zaman mimari şartnamelere ( Ergonomik Kent ve Engelliler, Uluslararası Teknik Yönetmelik, Büyükşehir Belediyeleri Özürlü Hizmet Birimleri Yönetmeliği, vb) bakılmadan üstünkörü biçimde yapıldığı için sağlıklı biçimde kullanılamıyor.
    Engelli tabir edilen toplum üyeleri, daha dışarı çıkıp, ilk adımlarını atmaya kalktıkları an büyük sorunlarla karşılaştıkları için, hayatın birçok alanında yeterince yer alamıyorlar. Azımsanmayacak sayıda insan (yüz binler hatta milyonlar) sadece bozuk kaldırımlar nedeniyle, eğitim, iş ve sosyal hayatlarına nokta koymak zorunda kalıyor.
    Bu haksızlığın önlenmesi, bozuklukların düzeltilmesi şart. Bütün toplum fertleri bu konuda bilgi sahibi olmalı. Ve herkes gereken özeni göstermelidir. En azından, ilk etapta, şehir merkezleri, büyük sosyal etkinlik binaları, okullar, hastaneler ve önemli kamu kurumları çevresinde mevcut olan ulaşım altyapısındaki tüm aksaklıkların tespit edilip, acilen gereğinin yapılması şarttır.

    Bu Çabaya Katılıp, Destek Vermek İçin :
    www.hayatadahiliz.biz
    "Haber, Bilgi ve Sevgiye Ulaşamayan Herkes Engellidir"


    sag ol allah razı olsun paylasımın için
    Konu ceylannur tarafından (03-12-2008 Saat 12:12 ) değiştirilmiştir.



    ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz









  3. #3
    Super Moderator ceylannur is on a distinguished road ceylannur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    33.993

    Standart








    “DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ”NÜ






    BURUK KUTLARKEN…




    03 Aralık…




    “DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ”




    Özürlülere azami saygı ve hoşgörü gösteren, ekonomik bağımsızlık ve kendi kendine yetebilme şansı sağlayan bir Türkiye dileğiyle bu anlamlı günü kutlayacağız !... Ancak, ülkemizde ki özürlü vatandaşlarımızın eğitimiyle ve verilmesi gereken hizmetlerle ilgili izlenen politikalarda hala ciddi zafiyetler ve çarpıklıklar yaşanmaktadır…



    ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz









  4. #4
    Super Moderator ceylannur is on a distinguished road ceylannur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    33.993

    Standart

    Dünya Özürlüler Günü

    03 Aralık 2008 Çarşamba 02:25
    3 Aralık Dünya Özürlüler Günü Bugün… Geçen seneden bu seneye ne değişti: Filiz Köseoğlu yazdı.

    3 Aralık Dünya Özürlüler Günü Bugün…

    Bütün medya ajanslar özürlülerden bahsedecekler bizlerin haklarından sözde olan ama uygulamada olmayan haklarımızdan.

    3 Aralık Çarşamba günü Engelsiz yaşam fuarı var bizde oradayız Pozitif Özürlüler Eğitim Derneği olarak.

    Bir aksilik çıkmazsa eğer bende orada olacağım.

    Engelsiz Yaşam (Adı Çok Güzel) ama peki Türkiye"de kaç engelli yaşamını engelsiz gibi yaşayabiliyor.

    Yukarda belirttiğim gibi sözde haklarımız var, sözde ailelerimizin hakları var. Peki, bu hakları kim biliyor kim uyguluyor aileler engelli çocukları hakkında ne biliyor.

    Biraz engelsiz yaşamımızdan bahsedelim, bir çocuk engelli olarak doğuyor bin bir türlü zorluklarla okul çağına geliyor.


    İlk darbeyi o gün yiyor sen engellisin okuyamazsın diyor.

    Bir gün arkadaşları gibi parka gitmek istiyor ikinci darbeyi de yiyor, sen parka gidemezsin engellisin diyor.

    Her Allahın günü karşısına bir engel daha çıkıyor, özür dilerim kimse alınmasın gücenmesin durum bu.

    Çünkü özürlülerin özgürce dolaşmaları için hiçbir şey yapılmamıştı yeni, yeni yapılmaya başlandı.

    Hayatım boyunca sadece tek bir şeyde engellenmedim, hayallerim ve umutlarım. Kendimle ilgili bazı hayallerim vardı.

    Yazar olmak bir yerlere gelmek en büyük hayalim ve umudum, sonra yavaş, yavaş hayallerim ölmeye başladı.

    Daha doğrusu ben hayallerimi öldürmeye başlamıştım ki bir gün ışık yandı, hayallerim bir tepsi içinde bana sunuldu.

    Bedenimde ki engelle aldırmadan zekâmı kullanmama izin verdiler. Hayat denilen bu uzun yolda tüm acılarıma rağmen karşıma yeni bir hayat çıktı.

    İlk defa ben yaşamımda engellenmedim, engellime aldırmadan imkânlar sunuldu.

    Bana bir iplik verildi sabırla ince, ince ördüm bana güvendiler güvenlerini inşallah boşa çıkarmadım.

    İnsanların tüm engellemesine rağmen hayatımı engelsizmişim gibi yaşamaya devam ettim.

    Biz engelliyiz, ama biz engellimize rağmen engelsizce yaşamayı öğrenmeliyiz.

    3 Aralık Özürlüler Gününüz Kutlu olsun.



    ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz









  5. #5
    Süper Üyemiz nilgün is on a distinguished road nilgün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    1.592

    Standart

    Engelliye Engeli Engel Haline Getiren Düşünce Engelliler

    Yeter ki Düşünce Engelli olmayalım


    emeginize saglık ...........

  6. #6
    Süper Üyemiz SesS!zL!k... is on a distinguished road SesS!zL!k... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    La Mekan
    Mesajlar
    384

    Standart

    Dünya Özürlüler Günü
    ( 3 Aralık )




    Özürlüye değil, özGürlüĞe yol verelim.



    Engelliye Engeli Engel Haline Getiren Düşünce Engelliler


    Yeter ki Düşünce Engelli olmayalım




    “Yemin olsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz noksanlaştırmak suretiyle imtihan ederiz”,[Bakara155] “Her can ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ve şer ile deniyoruz.”[Enbiya 35]


    “Allah (c.c.) sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz, lakin sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.” (A.b. Hanbel, Musned, II. 285,539)


    Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın özürlüler günü mesajı:

    Her geçen yıl artan bir umut ve heyecanla kutladığımız 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü, bir yandan özürlülerin yaşadığı sorunları ve bu konuda yapılması gerekenleri öne çıkarırken, öte yandan bu büyük toplumsal sorunun çözümü yolunda devlete, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve tek tek tüm bireylere düşen görevleri de hatırlatmaktadır.

    Dünyada, özürlülük konusu evrensel normlara oturtulmuş ve devletlere bu alanda önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29’unu oluşturan yaklaşık 8,5 milyon özürlü vatandaşımızın hakları, başta Anayasamız olmak üzere çeşitli yasalar ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmıştır.

    Hükümet olarak temel hedefimiz; özürlülerle ilgili tüm sorun alanlarının; temel insan hakları çerçevesinde, fırsat eşitliği sağlanarak, ayrımcı uygulamalara yer vermeksizin çözümlenmesi, özürlülerin üretken, istihdam edilen, saygıdeğer ve eşit haklara sahip birer birey olarak toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanmasıdır. Bu hedefe ulaşmanın temel unsuru da devletin ve toplumun tüm kesimlerinin hizmet ve uygulamalarda özürlülerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak bir bütün halinde ve işbirliği içinde çalışmasıyla mümkündür.

    Özürlüler alanında sistemli bir yapı oluşturma çalışmalarına ilk olarak hukuk alanındaki düzenlemeler ile başladık. Evrensel insan hakları ilkeleri çerçevesinde, özürlülerimizin sorunlarının çözümü için yeni sosyal politikalara ve özürlüleri ilgilendiren mevzuatın yeniden düzenlenmesine duyulan ihtiyaçtan hareketle başlatılan çalışmalar sonucunda 07.07.2005 tarihinde 5378 sayılı Özürlüler Kanunu yürürlüğe girdi. Kanun ile, alanda ihtiyaç duyulan tanımlar literatüre kazandırıldı. Böylece bu alanda büyük ölçüde dil birliği sağlandı.

    Özürlüler Kanunu ile özürlülüğün önlenmesi, sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım, ulaşılabilirlik, sosyal güvenliğe ilişkin sorunların çözümü ile özürlü bireylerin her bakımdan gelişmesi, toplumsal hayata tam katılımlarının sağlanması ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemelerin yapılması yasal çerçeveyle belirlendi. Kanun, ilkesel düzeyde ve bütüncül karaktere sahip biçimde özürlülük alanında temel hak ve hizmetlerden yararlanma, fırsat eşitliği yaratmanın yanı sıra, özürlülere yönelik hizmet sunumu ve uygulamalarda belirli bir standardın sağlanmasında da bağlayıcı olmuştur.

    Özürlüler Kanunu, ülkemizde 1400’den fazla maddeden oluşan bir Özürlülük Hukuku alanını oluşturmaktadır. Kanun, özürlülerin karşılaştıkları ayrımcılıkla mücadele edilmesi, alınacak kararlar ve verilecek hizmetlerde özürlünün, ailesinin ve gönüllü kuruluşların katılımcı olmasının sağlanması ve özürlüye sunulacak hizmetlerde aile bütünlüğünün korunması ilkelerini esas almaktadır.

    Ayrıca, özürlü kişilerin, tüm insan hak ve özgürlüklerinden eşit şekilde yararlanmasını teşvik etmek, korumak, sağlamak ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirmeyi amaçlayan BM Engellilerin Hakları Sözleşmesi, 30 Mart 2007 tarihinde taraf devletlerin imzasına açıldığında ülkemiz de imzalayan ilk ülkeler arasında yer almıştır.

    Bununla birlikte hükümetimiz özürlü haklarında devrim niteliğinde bir adım atmış, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin İhtiyari Protokolü’nü imzalamıştır. Bu protokol sayesinde özürlü vatandaşlarımız bundan böyle Türkiye'de iç hukuk yolları tükenince, Engellilerin Haklarına İlişkin Komite'ye başvurabileceklerdir. Çalışmalarımız, özürlülerimizin toplumsal yaşama katılımında ön şart olarak kabul edilen istihdamın arttırılması başta olmak üzere, her alanda devam etmektedir.

    Hak eksenli özürlüler politikamızın gereği olarak özürlülerimizin toplumsal yaşama tam katılımları yönünde ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemeler özürlüler yasası ile sınırlı kalmamış, ülkemizde ilk defa sunulan evde ya da özel kurumlarda bakım hizmeti ve ödeneği ile ilgili duyulan ihtiyaç nedeniyle, kişilerin sosyal güvencesi olmaması şartı kaldırılmıştır. Yine, 2022 sayılı Kanuna göre yersiz yapılan ödemelerin geri istenmesi sonucu icrai takibat yapılan özürlülerimizin borçlarını ceza ve faizleri ile terkin eden Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.

    Özürlü çalıştıran işverenleri teşvik etmek için özürlü çalışanların sigorta primlerinin hazine tarafından karşılanması temin edilmiştir. Ayrıca Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile isteğe bağlı erken emeklilik uygulaması bütün sigortalılar için standart hale getirilmiş ve ilk defa kendi hesabına çalışan özürlüler ile bakıma muhtaç çocuğa sahip kadın çalışanlara erken emeklilik hakkı sağlanmıştır.

    Sosyal devlet ve çağdaş bir toplum olmanın gereği olarak hukuki düzenlemeler sonrasında Engelsiz Türkiye projesi ile ülkemizde kamu kurum ve kuruluşlarında özürlülerle ilgili hizmetlerde çalışanlar, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımız özürlülük konusunda bilgilendirilmektedir. Stratejik planlamalarla “önce insan” ilkesinden hareketle, özürlüler konusunda bilinç, sadece kanunlarda yer alan hükümlerin uygulanması ile değil, yazılı olmayan toplumsal kuralların da tüm vatandaşlarımızca benimsenmesinin sağlanması ile mümkündür.

    Özürlü kardeşlerimizin toplumsal yaşamda üretken ve onurlu bireyler olarak yer almalarını sağlayacak en önemli süreçlerden biri olan istihdamın artırılması, sürdürülebilir ve verimli kılınmasına yönelik olarak yeni yöntem, politika ve düzenlemelere duyulan ihtiyaçtan hareketle 16–20 Kasım 2009 tarihleri arasında, ana teması “istihdam” olan Dördüncü Özürlüler Şurası gerçekleştirilmiştir.

    Şura sonrası 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sırasında yapılan bir değişiklik ile kamuda ilk defa işe alınacak özürlülerle ilgili istisnai düzenlemeye gidilmiştir. 1 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girecek söz konusu düzenleme ile kamudaki özürlü istihdamı, kadro sınırlamasının dışında bırakılmıştır. Kanun gereğince dolu kadro sayılarının yüzde 3'ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda bulunan, ancak bu yükümlülüklerini kadro sınırlaması ve diğer nedenlerle yerine getiremeyen kamu kurum ve kuruluşları, 2010 yılı içerisinde özürlü kontenjanlarının tamamını doldurabileceklerdir.
    Özürlülük, sosyal hayatı engelleyen bir kusur değil, desteklenmesi gereken bir durum olarak kabul edilmelidir. Bakanlığım ve ilgili kurumlarımız bu gerçekten yola çıkarak, alanı sürekli kontrol altında tutacak ve değişen şartlara ve ihtiyaçlara göre, tedbirlerini sürekli yenileyecektir. Temel hedefimiz, özürlü vatandaşlarımızın her türlü imkân ve hizmete en az herkes kadar ve ihtiyacı oranında ulaşabildiği bir Türkiye’dir.

    Özürlüler alanındaki sorunların, tüm tarafların ve toplumun el ele vererek birlik içinde çözülebileceğine olan inancımla ve kutladığımız Dünya Özürlüler Günü vesilesiyle tüm özürlü kardeşlerimize saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
    Selma Aliye KAVAF

    Devlet Bakanı
    Konu SesS!zL!k... tarafından (03-12-2009 Saat 11:20 ) değiştirilmiştir.
    Bir Çocuk Koşuyor Kurşun Daha Hızlı
    Güvercin Uçuyor Uçak Daha Hızlı
    Beyaz Bir Bulut Buruşup Yere Düşüyor
    Üstünde "İnsanlık Öldü" Yazılı...



    FİLİSTİN'E SES/SİZ OLUN!

+ Konu Cevaplama Paneli

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147