MÜMİN KADINLARA SÖYLE GÖZLERİNİ (haramdan)SAKINSINLARVE IRZLARINI KORUSUNLAR EL VE YÜZLERİ MÜSTESNA







Kur’an’ı Kerim’de açık bir şekilde kadınların örtünmeleri istenmektedir. Nitekim aşağıdaki ayetler bunu göstermektedir.
“Mümin kadınlara da söyle; gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar, (el, yüz gibi) görünen kısımları müstesna, ziynetlerini göstermesinler ve başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar…” (Nur, 24/31)

“Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve (öteki) bütün mümin kadınlara (toplum içine çıktıklarında) dış kıyafetlerini üzerlerine almalarını söyle. Bu, onların (temiz kadınlar olarak) tanınmalarını ve rahatsız edilmemelerini temin eder…” (Ahzab, 33/59)

O halde başörtüsü takmak, yani başı örtmek ALLAH cc’nun bir emrini yerine getirmek anlamında bir eylemdir (dini vecîbe), bir fiildir. ALLAH'u Teala, mümin kadınlardan başlarını örtme eylemini gerçekleştirmelerini istemektedir. Dolayısıyla başörtüsü takma fiili mümin kadınların üzerlerine düşen önemli görevlerden bir tanesidir, bu görevi yerine getiren mümin kadın da ALLAH cc örtünme emrine riayet ediyor demektir. Bu durumda başörtüsü bir simge değil bir eylemdir, İslam’ın arızî değil aslî/zatî bir unsurudur. Zira başörtüsünü bir simge olarak değerlendirirsek; onun yokluğu, eylemin de yokluğunu beraberinde getirmektedir.