+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 1 Toplam 24 Sayfadan 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 231 Sayfa bulundu

Konu: Gönül Sultanları

  1. #1
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart Gönül Sultanları

    Gönül Sultanları



    Bugün günlerden ne?



    Evliyânın büyüklerinden


    Muhammed Bâki Billah hazretlerine


    kaddesallahü sirrehül aziz



    bir gün,


    bazı gençler gelerek;


    Efendim, (Edeb) nedir?


    diye sordular.



    Cevaben;


    (Edeb) haddini bilmektir,


    buyurdu.



    Ve ekledi:


    Eshâb-ı kirâm efendilerimiz


    aleyhimürrıdvan



    Resûlullah Efendimize


    sallallahü aleyhi ve sellem



    karşı fevkalâde edebliydiler.



    Gençler merak etti:


    Nasıl mesela efendim?



    Şöyle ki;


    huzurunda lüzumsuz konuşmaz,


    bir fikir beyan etmezlerdi.



    Mesela bir gün


    Peygamber Efendimiz


    sallallahü aleyhi ve selem



    eshab-ı kirama;


    Bugün, günlerden ne?


    diye sormuştu.



    Bunu dahî söylemekten


    çekinmiş;



    Allah ve Resûlü daha iyi bilir,


    diye cevap vermişlerdi.



    Neden böyle cevap


    verdiler efendim?



    Peygamber Efendimize


    sallallahü aleyhi ve selem



    bir şey öğretmiş durumuna


    girmemek için.




    Konu dutkmd tarafından (24-02-2009 Saat 09:35 ) değiştirilmiştir.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  2. #2
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Hanımların işi kolay




    İstanbul Evliyasından



    Ahmet Mekkî Efendi hazretleri



    rahmetullahi aleyh




    bir sohbetinde;



    Kardeşlerim ahirette,



    (Müslüman hanımların)



    Âhirette işi kolay



    buyurdu.




    Merak ettiler:



    Neden kolay efendim?




    Çünkü mümin hanımların hesabı,



    beylerinden sorulacak



    âhirette.




    Her hanımın mı efendim?




    Hayır,



    dört şeye riayet eden



    hanımlar böyledir.




    O dört şey nedir efendim?




    Beş vakit namazını kılan,



    orucunu tutan, kocasına itâat eden ve



    dışarıda örtünen hanımların



    hesabını, kocaları verecek.




    Ne mutlu



    böyle hanımlara!




    Evet öyle




    Böyle olmasının hikmeti



    nedir efendim?




    Çünkü erkekler,



    (Hanımın günahından)



    mes'uldür.




    Ama hanımlar,



    (Erkeğin günahından)



    sorumlu değildir.




    Gönül Sultanları



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  3. #3
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Ecel, genç ihtiyar tanımaz




    Gelibolu’da yaşayan velilerden



    Ahmet Câhidî Efendi hazretleri



    rahmetullahi aleyh




    bir gün sevdiği bir gence;



    Evladım, (Ölüme) hazırlan!



    buyurdu.




    Delikanlı şaşırdı:




    Ama ben,



    henüz çok gencim



    efendim.




    Evet gençsin. Ama ecel,



    genç ihtiyar tanımaz ki evlâdım.



    Genç iken ölenlerin sayısı,



    yaşlı ölenlerden



    fazladır.




    Peki, ne yapmalıyım öyleyse?




    Önce islâmiyeti öğren



    Dînini öğrenmek, her mümine farzdır



    Bilmeden müslümanlık olmaz




    Sonra, öğrendiklerinle amel et.



    Ama hemen başla!



    Yarına bırakma!




    O kadar âcil mi efendim?




    Elbette.



    Çünkü ölüm, (âni) gelir.




    Ayrıca



    (Sonra yaparım!)



    diyenler, hep pişman



    olmuşlardır.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  4. #4
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Gönül Sultanları




    Öylesini bulamazsın



    Büyük


    İslâm âlimlerinden


    Abdül'azîz Dîrînî hazretlerine


    rahmetullahi aleyh



    Bir gün,


    bir sevdiği gelerek;



    Efendim, bu devirde


    (Arkadaşlık) ve (Dostluk)


    kalmamış,



    Kimseye, bir


    (Derdini, sıkıntını)


    söyleyemiyorsun,


    diye dert yandı.



    Mübarek zat sordu:



    Sen,


    (Derdini anlatacak)


    (Sıkıntını giderecek)


    birini mi arıyorsun


    kardeşim?



    Evet efendim.



    Öyle birini arıyorsan,


    hiç arama!



    Neden efendim?



    Çünkü bulamazsın.



    Adam şaşırdı.


    Bulamaz mıyım hocam?



    Evet, ama


    (Sıkıntısını gidermek)


    istediğin,



    veya derdini dinleyip,


    (Tesellî edeceğin)



    birini arıyorsan,


    böylesi çoktur.


    buyurdu.



    Ve ekledi:


    Mârifet, kimseye


    (Sıkıntı vermemek)



    bilakis herkesin


    (Sıkıntısını gidermektir)





    Bugünkü "sesli menkıbe"yi dinlemek için tıklayınız:

















    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  5. #5
    Super Moderator ceylannur is on a distinguished road ceylannur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    33.993

    Standart

    Peygamber Efendimiz



    sallallahü aleyhi ve selem




    eshab-ı kirama;



    Bugün, günlerden ne?



    diye sormuştu.




    Bunu dahî söylemekten



    çekinmiş;




    Allah ve Resûlü daha iyi bilir,



    diye cevap vermişlerdi.




    Neden böyle cevap



    verdiler efendim?




    Peygamber Efendimize



    sallallahü aleyhi ve selem




    bir şey öğretmiş durumuna



    girmemek için.



    ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz









  6. #6
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Hanımına iyi davran!




    İslâm âlimlerinden Ahmet Mekkî Efendi hazretleri rahmetullahi aleyh yeni evli bir müezzine;
    -Evlâdım, hanımına iyi davran. Ona karşı şefkatli ol. Onu üzme ve hukukunu iyi gözet! Buyurdu. Ve ekledi:
    -Aksi takdirde (kul hakkıyla) âhirete gider ve çok pişmanlık çekersin orada.
    Genç müezzin sordu:
    -Hanımı üzmek de (kul hakkı)na girer mi efendim?
    -Elbette. Hem de bu, kul haklarının en mühimidir.
    -Neden efendim?
    -Çünkü insan, kiminle çok münasebette ise, onunla arasında (Kul hakkı) çok olur. İnsanın, en fazla münasebette

    olduğu kişi de, (kendi hanımıdır)...







    Salevât okumak




    Evliyâ zatlardan Ebû Osmân-ı Mağribî hazretleri rahmetullahi aleyh bir gün sevdiklerine buyurdu ki:
    -Bir kimse, Efendimiz aleyhisselâma sallallahü aleyhi ve sellem bir (Salevât) getirirse, Hak teâlâ o salevâttan
    bir (Melek) yaratır. Ve o meleğe;
    -Senin işin, bu kula duâ etmektir! Buyurur.
    O melek, kıyâmete kadar ona duâ eder.

    Sonra şunu anlattı:
    -Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem eshâb-ı kirama buyurdular ki:
    -Kıyâmet gününde, bir kısım müslümanlar hesaba çekilir. Sevapları ağır gelince, onlara;
    (Siz Cennete girin!) denir. Onlar Cennete giderken yollarını şaşırırlar.

    Eshâb-ı kirâm aleyhimürrıdvan;
    -Hikmeti nedir yâ Resûlallah? Diye sorarlar.
    Efendimiz aleyhisselam;
    -Çünkü benim ismimi duyarlardı da, bana bir (Salevât) okumazlardı, buyururlar.









    Evinizde yaşlı var mı?



    Edirnede yaşamış olan Âşık Efendi hazretlerine rahmetullahi aleyh bir gün, sevdiği bir genç gelerek;
    -Nasîhatınızı almaya geldim efendim, diye arzetti.
    Mübarek zat ona sevgiyle bakıp sordu:
    -Evinizde (yaşlı insan) var mı evladım?
    -Var efendim.
    -Kimdir o?
    -Annem, doksan yaşında.
    O zaman büyük Velî rahmetullahi aleyh;
    -İhtiyarlara hizmet etmek, çok büyük nîmettir. Hele bu kimseler, (Anne) veya (Baba) olursa, daha büyük nîmettir, buyurdu.

    Ve ekledi:
    -Onu sakın incitmeyin. Hizmet edip gönlünü alın. Zira annenin babanın duâsı, (bulunmaz ganîmettir)
    Unutma, bir evde bir yaşlıya hizmet ediliyorsa, (o evde yapılan duâları) Allahü teâlâ kabul eder.






    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  7. #7
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Gönül Sultanları

    Allah’ın emri aksatılır mı?
    Allah dostlarından
    Şeyh Osmân Efendi hazretleri
    rahmetullahi aleyh
    bir gün,
    bâzı gençlere;
    Bizler çok şanslıyız. Çünkü
    (Müslüman bir anne babadan)
    dünyâya gelmişiz. Bu,
    ne büyük nîmet
    buyurdu.
    Ve ekledi:
    Fakat sadece
    (Lâf ile Müslümanlık)
    olmaz
    Allahü teâlânın emir ve yasaklarına
    (Ehemmiyet vermemiz)
    gerekir.
    Meselâ
    (Beş vakit namaz kılmak)
    her müslümana
    (Farzdır)
    Gençler arzetti:
    Biz bâzan aksatıyoruz
    efendim.
    Olmaz!
    Allahın emri hiç aksatılır mı?
    Rabbinin emrine ehemmiyet
    vermeyen müslümanın
    (îmanı gider)
    mâzallah.
    Îmanı mı gider efendim?
    Evet. Bir kimse,
    namaz kılmadığına
    (Üzülmüyor, hiç aldırmıyorsa)
    Allahü teâlânın emrine ehemmiyet
    vermiyor demektir ki,
    (îman tehlikeye girer)
    o kimsenin.
    Gençler memnun olmuştu.
    Allah râzı olsun efendim.
    Bu günden îtibaren, her gün
    (Beş vakit namazımızı)
    hiç aksatmayacağız
    dediler.

    Bugünkü "sesli menkıbe"yi dinlemek için tıklayınız:



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  8. #8
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Gönül Sultanları

    İyi niyete sevap var
    Allah dostlarından
    Ahmet bin Mesruk hazretleri
    rahmetullahi aleyh
    bir gün bir sevdiğine;
    Bâzan kalbten (bir iyi niyet) geçer.
    Fakat o işi yapmaya imkân
    ve fırsat bulunmaz.
    Ama o kişi,
    (Bu niyetinin sevabını)
    yine kazanır.
    buyurdu.
    O kişi hayret etti:
    Yapmadığı halde mi efendim?
    Evet.
    Hatta o (Hayırlı işi) yapsaydı,
    bundan daha çok sevap
    kazanamazdı.
    Hikmeti ne efendim?
    Çünkü o işi yapsaydı,
    belki o kimsenin kalbine
    (Gurur)ve(Kibir)
    gelebilir,
    halis niyetine
    (Riyâ) ve (Gösteriş)
    bulaşabilirdi.
    Ama niyette
    (Riyâ, gösteriş)
    olmaz.
    Neden efendim?
    Çünkü
    kulun kalbindeki niyeti,
    Ancak Allahü teâlâ bilir
    Başkası bilemez.
    Bugünkü "sesli menkıbe"yi dinlemek için tıklayınız:



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  9. #9
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Gönül Sultanları

    Huzursuzluğun çaresi
    Denizli Evliyâsından
    Ahmet Hulûsi Efendi’nin
    rahmetullahi aleyh
    huzuruna bir genç gelip;
    Efendim, hiç huzurum yok, bana
    ne tavsiye edersiniz?
    diye sordu.
    Büyük Velî
    ona cevabında;
    İslâmiyeti iyice öğren ve
    öğrendiğinle amel et!
    buyurdu.
    Genç sevindi:
    O zaman
    (Huzurlu olur muyum)
    efendim?
    Elbette.
    İslâma uyan kimse,
    hem dünyada, hem de âhirette
    (Rahat) ve (Huzurlu)
    olur, sevinir.
    İslâma uymayan ise
    (Mutsuz) ve (Huzursuz)
    olur, içi sıkılır.
    Ben bunun için mi
    (Huzursuzum)
    efendim?
    Elbette.
    Hiç şüphen olmasın.
    Teşekkür ederim hocam.
    Bir an önce dînimi öğrenip,
    tatbik edeceğim
    inşallah.
    Bugünkü "sesli menkıbe"yi dinlemek için tıklayınız:



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  10. #10
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    Gönül Sultanları

    Kim Allahtan korkarsa

    Seyyid Emîr Külâl hazretleri
    rahmetullahi aleyh

    bir gün, talebeleriyle birlikte kabir
    ziyaretine gidiyordu ki, yolda,
    iri, korkunç bir arslan
    çıktı karşılarına.
    Talebeler korkup yana
    çekildiler.
    Ancak
    Emîr Külâl hazretleri
    rahmetullahi aleyh
    hiç korkmadı.
    Talebeye dönüp;
    Korkmayın, o bize bir
    şey yapmaz!
    buyurdu.
    Sonra yaklaşıp, tuttu yelesini
    hayvanın.
    Arslan başını yere koyup,
    çıkarmadı sesini.
    Hattâ
    saygı ve hürmet gösterir
    gibi hareketler yapıp gitti
    hemen.
    Sanki
    mahcûb olmuştu.
    Talebeler,
    bu hâle taaccüb edip;
    Efendim, bu nasıl iş?
    dediler
    Hangi iş?
    Arslan,
    sizi görünce, mahcûb oldu.
    Bir vahşî hayvanken, sizden
    çekindi, korktu
    sanki
    Buyurdu ki:
    Kim Allah’tan korkarsa,
    O’nun mahlûkları da
    ondan korkar
    Aksine;
    kim Allah’tan korkmazsa,
    Onun mahlûklarına karşı
    korkak olur
    Bugünkü "sesli menkıbe"yi dinlemek için tıklayınız:



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



+ Konu Cevaplama Paneli

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150