+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 1 2
11 den 12´e kadar. Toplam 12 Sayfa bulundu

Konu: ALTIN HALKA - 14 - Seyyid Emîr Gilâl "rahmetullahi aleyh" hazretleri

  1. #11
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    ALTIN HALKA - 14 - 13
    Seyyid Emîr Gilâl "rahmetullahi aleyh" hazretleri


    Seyyid Emîr Gilâl "rahmetullahi aleyh" hazretleri buyurdular ki;

    Hûd sûresi 113.cü âyetinde meâlen, (Emir olunduğun doğru yolda bulun!) buyuruldu. Bu âyet-i kerîme indiği zamân Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” (Hûd sûresi, sakalıma ak düşürdü) buyurdu.] Helâlinden ve kendi kazancınızdan yiyiniz. Eğer uykunuz gelirse, biraz uyuyunuz ki, ibâdet ve tâ’at yapmak için dinlenmiş olasınız. Fakat, Allahü teâlâyı zikr etmeden uyumayınız. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”; (Âlimin uykusu, ibâdettir) buyurdu.

    Ey talebelerim! İnsanların maksada, se’âdete kavuşmaktan mahrum kalmalarının sebebi; âhıret yolunu bırakıp, yalancı dünyâya sarılmalarıdır. Âhıret se’âdetini isteyen kimse, doğru itikâda sâhip olup, bid'at ve dalâlet olan şeylerden uzak durarak ve yaptığı her işten hesâba çekileceğini bilerek, hareket etmelidir.

    Ey dostlarım! Gidişâtınızdan habersiz olmak kadar kötü bir şey yoktur. Bu hâl, gaflet içinde olmanın delîlidir. Başkalarının habersiz olduğu şeyler, bu yolun büyüklerine açılmıştır. Onların maksadı, Allahü teâlâ’nın rızâsını aramaktır. Onlar, buna kavuşmuşlardır. Allahü teâlâ, her asırda, sevip seçtiği kullarından bir büyük zât yaratır. Böylece herkesi belâlardan, felâketlerden korur. Ey talebelerim! Böyle olan zâta talebe olunuz. Böylece dünyâ ve âhıret se’âdetine kavuşursunuz.

    Ümmet-i Muhammedin aydınlatıcıları olan âlimlere yakın olunuz. Resûlullah efendimiz; (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) buyurdu. Sakın, ilmi ve âlimleri sevmekten uzak kalmayınız. Onları sevmek, kurtuluş vesîlesidir. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”; (Kim âlimi ve ilmi severse, hatâ işlemez) buyurdu.

    Ruhsatlardan uzak durup, azîmet ile amel ediniz. Ruhsatlar ile amel etmek za’îf kimselerin işidir. Eğer bundan dahâ çok nasîhat isterseniz, Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerinin "kuddise sirruh" nasîhat ve yazılarına bakınız. Bu kadar kifâyet eder. Akıllı olana bir işâret yetişir.

    -devamı var-



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  2. #12
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart

    ALTIN HALKA - 14 - 14
    Seyyid Emîr Gilâl "rahmetullahi aleyh" hazretleri



    Seyyid Emîr Gilâl hazretleri "kuddise sirruh" vasiyetini yaptığı sırada oğullarına; “Hanginiz, Allahü teâlâ’nın kullarına hizmet etmek için benim vekîlim olur?” buyurdu. Oğulları; “Ey yakîn yolunun rehberi, biz buna nasıl güç yetirebiliriz? Fakat kim bu işi kabûl ederse, biz onun hizmetine girelim,” dediler. Oğulları böyle deyince, Seyyid Emîr Gilâl hazretleri "kuddise sirruh" başını eğip, murâkabeye daldı. Bir müddet sonra başını kaldırdı. “Büyüklerin rûhâniyeti, Emîr Hamzanın bu işi kabûl etmesini işâret buyurdular,” dedi. Emîr Hamza, kabûllenemeyeceğini arz etti ise de; “Bunu kabûl etmekten başka çâre göremiyorum. Kabûl edeceksin, bu iş bizim elimizde değildir. Sen de biliyorsun,” buyurdu. Bundan sonra Seyyid Emîr Gilâl talebelerinden ayrılıp, husûsî odasına geçti. Üç gün, üç gece dışarı çıkmadı. Sonra dışarı çıktı. Meclisinde toplananlar, neden üç gündür dışarı çıkmadığını sordular. Buyurdu ki: Üç geceden beri, benim ve talebelerimin hâli nasıl olur, diye düşünüyordum. Gaybden kulağıma bir ses geldi. Şöyle deniliyordu: Ey Emîr Gilâl! Kıyâmet gününde seni, senin talebelerini, dostlarını, sizin mutfağınızdan uçan bir sineğin üzerine konduğu kimseleri bile afv ettim. Allahü teâlâ, fadlından ve kereminden ihsân etti, dedi. Bunları söylediği Perşembe günü sabâha doğru vefât etti.

    İslâm Âlimleri Ansiklopedisi



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



+ Konu Cevaplama Paneli

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147