cİhânI tenvîr eden en son Nûra
elvedâ’
en derİn sevgİlerle, azîz yâra
elvedâ’!
İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.
(Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)
HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi
“rahmetullahi teâlâ aleyh”
------------
Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.
Kimya fakültesinde okuması ve yeni bir buluşu:
-3-
Bizim kimya hocamız Arnd vardı. Onun yanında travay yapdım. Bir cismin sentezini yapdım. Sentez kolay fekat ismini tespit etmek zor. İsmi şu; (Phenylcyan-nitromethan-methyl esteri). Formülünü tesbit etdim. Bütün dünyâda ismi Hilmi Işık diye geçdi. Profesör Arnd’a rapor verdim; Şununla şunu karışdırınca azot gazının çıktığını iki gözümle gördüm diye yazdım rapora. Kabûl etmedi. Sana kulaklarınla gördün veya tek gözünle gördün diyen var mı, iki gözüm yazısını çıkar ordan dedi. Bir gün ona sordum siz böyle mükemmel türkçeyi nerden öğrendiniz dedim. Beni çok severdi. Gel sana söyleyeyim dedi. Ders verdiği salona götürdü beni. Duvarlar çatlaktı, şu duvarın çatlağı tavanda devam ediyor, ordan da aşağı iniyor, bunlar nedir biliyor musun. Beni Sultan Hamid han buraya getirtdi, o zemân ben bu salonda ders veriyordum. Kimya profesörü idim. Bu çatlaklarda çubuklar takılı idi. Çubuklara da perde takılı idi. Dershanenin yarısı perdeyle ikiye bölünmüştü. Ön tarafta erkek talebeler otururdu, arka tarafta da kız talebeler otururdu dedi. Şimdi karmakarışık dedi. Bir gün merdivenden çıkarken konuşa konuşa gülerek çıkıyorduk. Gülerken bana dedi ki; İyot artıkları içinden iyodu nasıl ayırırsın dedi. Ben de arkadaş gibi cevab verdim anlattım. Sene sonunda, imtihana girdik, imtihana beş, altı talebeyi birden alırdı. Ayakta diker soru sorardı. Sıra bana gelince beni atladı geçdi. Efendim beni imtihan yapmayacak mısınız dedim. Ben seni imtihan yapdım dedi. Ne zemân dedim. Hâni bir gün kapıda buluştuk, merdivenden çıkarken sana iyot artıklarını sordum ya, o imtihandı işte dedi. Sen o zemân 10 numarayı aldın dedi. Sonra Almanya’ya gitdi.
-devamı var-
Günâhlardan sakınmadım; böyle mi olurdu şükrân?
Hilmi ümîdini kesme, Rabbinin ismidir, Rahmân!
İlâhî imdâd et bize; etrâfımız sarmış düşman!
Kitâb, gazete, film, radyo; olmuş hepsi birer şeytân.
Bunlar doğruyu gösterse; olur idi, hepsi burhân.
Bilgi, fen kaynakları da; niye aceb, böyle husrân?
Yeni fizik, modern kimyâ seni gösteriyor, her ân!
Her zerre diyor, Allah var; atomdan tâ be âsümân!
Fekat, bunları gören yok; kalblerden silinmiş irfân.
Hakka inâd edenlere; olur dünyâ elbet zindân!
Avrupa, Amerika hem; Asyada da, niçin buhrân?
Çünki, Hakkı görmiyorlar; kafalarını sarmış dumân,
Maddede yükselmiş ammâ; haberi yok insanlıkdan!
-devamı var-
--------------------------------------------------------------------------------
cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’
en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!
Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.
huzurpınarı
Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
www.huseyinhilmiisik.com
"Okuyanın ihlası artar, ya sevenin"