+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 3 4 5
41 den 46´e kadar. Toplam 46 Sayfa bulundu

Konu: ALTIN HALKA- 36-HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi

  1. #41
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 33 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.



    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)



    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi


    “rahmetullahi teâlâ aleyh”


    ------------



    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.






    Kimya fakültesinde okuması ve yeni bir buluşu:
    -3-

    Bizim kimya hocamız Arnd vardı. Onun yanında travay yapdım. Bir cismin sentezini yapdım. Sentez kolay fekat ismini tespit etmek zor. İsmi şu; (Phenylcyan-nitromethan-methyl esteri). Formülünü tesbit etdim. Bütün dünyâda ismi Hilmi Işık diye geçdi. Profesör Arnd’a rapor verdim; Şununla şunu karışdırınca azot gazının çıktığını iki gözümle gördüm diye yazdım rapora. Kabûl etmedi. Sana kulaklarınla gördün veya tek gözünle gördün diyen var mı, iki gözüm yazısını çıkar ordan dedi. Bir gün ona sordum siz böyle mükemmel türkçeyi nerden öğrendiniz dedim. Beni çok severdi. Gel sana söyleyeyim dedi. Ders verdiği salona götürdü beni. Duvarlar çatlaktı, şu duvarın çatlağı tavanda devam ediyor, ordan da aşağı iniyor, bunlar nedir biliyor musun. Beni Sultan Hamid han buraya getirtdi, o zemân ben bu salonda ders veriyordum. Kimya profesörü idim. Bu çatlaklarda çubuklar takılı idi. Çubuklara da perde takılı idi. Dershanenin yarısı perdeyle ikiye bölünmüştü. Ön tarafta erkek talebeler otururdu, arka tarafta da kız talebeler otururdu dedi. Şimdi karmakarışık dedi. Bir gün merdivenden çıkarken konuşa konuşa gülerek çıkıyorduk. Gülerken bana dedi ki; İyot artıkları içinden iyodu nasıl ayırırsın dedi. Ben de arkadaş gibi cevab verdim anlattım. Sene sonunda, imtihana girdik, imtihana beş, altı talebeyi birden alırdı. Ayakta diker soru sorardı. Sıra bana gelince beni atladı geçdi. Efendim beni imtihan yapmayacak mısınız dedim. Ben seni imtihan yapdım dedi. Ne zemân dedim. Hâni bir gün kapıda buluştuk, merdivenden çıkarken sana iyot artıklarını sordum ya, o imtihandı işte dedi. Sen o zemân 10 numarayı aldın dedi. Sonra Almanya’ya gitdi.


    -devamı var-



    Günâhlardan sakınmadım; böyle mi olurdu şükrân?
    Hilmi ümîdini kesme, Rabbinin ismidir, Rahmân!
    İlâhî imdâd et bize; etrâfımız sarmış düşman!
    Kitâb, gazete, film, radyo; olmuş hepsi birer şeytân.
    Bunlar doğruyu gösterse; olur idi, hepsi burhân.
    Bilgi, fen kaynakları da; niye aceb, böyle husrân?
    Yeni fizik, modern kimyâ seni gösteriyor, her ân!
    Her zerre diyor, Allah var; atomdan tâ be âsümân!
    Fekat, bunları gören yok; kalblerden silinmiş irfân.
    Hakka inâd edenlere; olur dünyâ elbet zindân!
    Avrupa, Amerika hem; Asyada da, niçin buhrân?
    Çünki, Hakkı görmiyorlar; kafalarını sarmış dumân,
    Maddede yükselmiş ammâ; haberi yok insanlıkdan!


    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!




    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.


    huzurpınarı
    Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
    www.huseyinhilmiisik.com
    "Okuyanın ihlası artar, ya sevenin"
    Konu dutkmd tarafından (04-01-2010 Saat 14:22 ) değiştirilmiştir.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  2. #42
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 34 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.


    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)

    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi
    “rahmetullahi teâlâ aleyh”
    ------------

    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.








    Kimyager sınıfına geçmesi. (Zehirli gazlar ve harb gazları mütehassısı olması):
    -1-
    Türkiyede ilk kimya mühendisi benim efendim. Diploma numaram 1/1. O sene Türkiye’de ilk ve tek olarak kimyâ yüksek mühendisi olduğum, günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarımdan dolayı askerî kimyâ sınıfına geçirilerek, Ankara’da, Mamak’ta zehirli gazlar kimyâgeri yapıldım.
    Kimya fakültesini 1936 yılında bitirince, Ankaraya tayin oldum. Mamakda kimya fabrikası vardı. Oraya tayin etdiler beni. Mamakda köylülerden birinin evini kira ile tutdum. Ev çok büyüktü. Bahçeside çok kocamandı. Vişne bahçeleri, ayva bahçeleri vardı. O bahçenin dağ tarafındaki yamacında su künkleri vardı. İşte sultan Hamidin getirdiği su o bahçeden geçiyormuş. Elmadağ o tarafdaydı.
    Ankara valisi Abidin paşa varmış. Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin Mesnevîsini şerh etmiş ki, çok ağır bir kitâbdır o. Abidin paşanın kabri Fatih Câmiinin yanında, Câminin bahçesindedir. Sultan Hamid zemânında Ankara valisi idi. Onlar âlim insanlardı. Hem âlim hem edib. Edib demek; terbiyeli demekdir.


    -devamı var-



    Râhat, huzûr beklenir mi komünizm ve masonlukdan?
    Se’âdete kavuşamaz; islâmlıkdan uzaklaşan!
    Moskova radyosu hergün; dine çatdı, bu Ramezân.
    Çok alçakça, pek nâmerdce; İslâma eyledi bühtân.



    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!



    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  3. #43
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 35 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.



    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)



    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi


    “rahmetullahi teâlâ aleyh”


    ------------



    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.







    Kimyager sınıfına geçmesi. (Zehirli gazlar ve harb gazları mütehassısı olması):
    -2-
    Ankara valisi İstanbula, halîfeye mektûb yazıyor. O zaman halife Sultan Hamid han idi. “Efendim, Ankaranın içme suyu malumualiniz kireçlidir. Ankaradan altmış kilometre uzakda Elma dağı var efendim. Elma dağında mis gibi su çıkıyor, hiç kireci yok, gayet lezzetli. Ankaradaki evladlarınız, para topladık efendim, bu Elma dağının suyunu Ankaraya getireceğiz müsaade buyurulursa” diyor. Böyle büyük iş yapmak için halifeden izn almak lâzımmış. Halifeden izn almadan olmaz bu iş. İzin istiyor. Sultan Hamid de cevab yazıyor: “Evladım, bizim dinimizde su getirmek en büyük ibâdetdir. Oradaki evladlarımız müsade etsinler de; bu ibâdetin sevabını ben alayım.” diyor. “Onun için kaç bin altın topladınsa onu sahiblerine iade et, geriye ver. Bu suyun bütün masraflarını ben temin edeceğim.” diyor. Saraydan verecek ama, devletin parasını değil. Vergi milletin hakkıdır. Onun için sultan Hamid serâydan verecek ama vergiden veremez. Babasından kalma mirasları vardı. Meselâ kendi mülkü olan toprakları var. Babalarından kalmış olan paralardan veriyor ve Ankaraya geliyor o su. Ankarada yüzlerce yere çeşme yapılıyor. Cebeciyle Kurtuluş istasyonunun arasında, meydan var, çukurda. O çukurdaki meydanda sultan Hamidin öz parasıyla yapdırdığı çeşme vardı. Efendim, haziran ayında, sıcakta o çeşmeden su içdim, buz gibi idi. Dağdan geliyor çünkü. Kar suyu, buz gibiydi. Ankaranın her yerinde vardı bunlar. Sonradan o çeşmeler kaldırıldı.


    -devamı var-



    Küfr, devâm ederse de; zâlimler kalkar aradan,
    Zâlime imhâl ederim; ihmâlim yok! dedi Yezdân.
    Müslimânlar üzülmesin; Kur’ânı hıfz eder Deyyân!
    Târîhde hep böyle oldu; küfrde geldi, Peygamberân,


    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!




    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.


    huzurpınarı
    Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
    www.huseyinhilmiisik.com
    "Okuyanın ihlası artar, ya sevenin"
    Konu dutkmd tarafından (06-01-2010 Saat 10:26 ) değiştirilmiştir.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  4. #44
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 36 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.



    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)

    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi
    “rahmetullahi teâlâ aleyh”
    ------------

    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.








    Kimyager sınıfına geçmesi. (Zehirli gazlar ve harb gazları mütehassısı olması):
    -3-
    Osmanlı halifesi milletine, tertemiz buz gibi suyu dağdan getirtmişti. İşte o suyun geçtiği su künkleri, bizim bahcede idi.
    Genel Kurmayda Almanlarla çalışıyordum. Efendi hazretleri; “Alamanlarla çalışda Alamanca öğrenme! Öyle şey olurmu, Alamanca da öğren” dedi.
    Ankara’da, Mamak’ta zehirli gazlar kimyâgeri yapıldım. Burada onbir sene kalıp, Auer fabrikası genel direktörü Merzbacher ve kimyâ doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştım. Onlardan almanca öğrendim. Harb gazları mütehassısı oldum.


    -devamı var-



    Dünyâyı zulmet basınca; doğar idi şems-i tâbân,
    Şimdi de hidâyet şemsi; doğacak, Anadoludan!
    Hidâyete ermek için; Habîbullah, verdi imkân!
    Habîb ne demek? Düşünse; kemâlini anlar, insân.


    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!




    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  5. #45
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 37 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.



    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)

    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi
    “rahmetullahi teâlâ aleyh”
    ------------

    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.








    Kimyager sınıfına geçmesi. (Zehirli gazlar ve harb gazları mütehassısı olması):
    -4-
    Ankara’da zehrli gaz maskelerinde vazifeliydim. Genelkurmay, fabrikanın kontrolüne beni tayin etmişdi. Kızılayın maske fabrikası hâlâ duruyor. O fabrikayı askeriye nâmına kontrol ederdim. Orada çalışan bir Cemal efendi vardı, bu Cemal efendi benim yardımcımdı. O, kızılayda çalışıyordu fakat kızılay bana yardımcı olarak vermişdi onu. Babası da, diyanet işlerinde hey’eti müşavere âzâsı idi. Yâni din adamıydı, o zemânın din adamı. İşte o zemânın din adamlarından biriymiş Cemal efendinin babası. Bir gün oğluna demiş ki; Oğlum seni mektebe verdim okumadın, sanata verdim çalışmadın, sokakda kalmıyasın diye kızılaya verdim. Birkaç aydır senin ahlâkında, hareketlerinde bir değişiklik, bir tebeddül görüyorum, düzelme var sende demiş. Eskiden babasına sen dermiş, şimdi siz diyor, babacığım diyor. Önceden babasının önünden geçer gidermiş, şimdi babasına yol veriyor, saygı gösteriyor. Oğluna; sen bu islâm ahlâkını nereden öğrendin, senelerce ben sana öğretemedim diyor. Cemal efendi de demişki; maske fabrikasında, başımızda yüzbaşı Hilmi bey var, Ondan öğreniyorum demiş. Babası da, aman ne mübârek yüzbaşın varmış, Onu diyanet işlerine getir de, onunla bir konuşayım demiş. Bana söyledi Cemal. Ben de gitdim. Meşveret meclisi idaresi a’zâsı idi babası. Konyalı Eyüp Necati Perhiz diyorlardı ona. Din adamları o zemân ilm sâhibiydi, Sultan Hamid Hân zemânından kalmış. Adamcağızın odasına gitdim. Beni karşıladı, oturduk, konuşduk, sohbet etdik. Size teşekkür edeceğim, birde hediye vereceğim, onun için çağırdım buraya dedi.
    -devamı var-




    Yâ Rab! büyük nebîdir O; köleleri, olur sultân!
    Bir kalbe sevgisi dolsa; eder envâr, ondan feyzân.
    Niye görünmüyor o şems? A’mâ olmuş, bütün cihân,
    Sonsuz ni’met, büyük şeref; Onu sevmekde, bî gümân.


    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!



    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.


    huzurpınarı
    Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
    www.huseyinhilmiisik.com
    "Okuyanın ihlası artar, ya sevenin"



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



  6. #46
    Süper Üyemiz dutkmd is an unknown quantity at this point dutkmd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    14.298

    Standart ALTIN HALKA- 36- 38 HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”

    cİhânI tenvîr eden en son Nûra
    elvedâ’


    en derİn sevgİlerle, azîz yâra
    elvedâ’!



    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli.



    (Onbeşinci asrı aydınlatan ışık)

    HÜSEYN HİLMİ IŞIK efendi
    “rahmetullahi teâlâ aleyh”
    ------------

    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.



    ALTIN HALKA- 36- 38





    Kimyager sınıfına geçmesi. (Zehirli gazlar ve harb gazları mütehassısı olması):
    -5-
    Efendi hazretlerine sormadan bir kitabı okumazdım. Efendi buyururduki; "Bozuk kitab okuyanın imanı da bozulur".
    Kızılayın maskelerini muayene ediyorum, iyi mi, bozuk mu karar veriyorum, iyilerini askeriye satın alıyor. Her ay o zemânın parasıyla yüzelli milyon liralık maske alınıyor. Benim raporum lâzım, iyidir dersem alıyorlar. O zemân, ingilizler de bize halk maskesi satmış. O halk maskesini, ikinci cihan harbinin başında Polonyaya satmış ingilizler. Maskeleri gönderiyor gemilerle. Maskeler boğazdan geçerken, Polonya sükût ediyor, yâni Almanya işgal ediyor, Polonya hükûmeti kalmıyor. Tabî ingilizler de maskeleri satamıyorlar. İstanbulda gemilerden indiriyorlar. Türk hükûmetine diyorlar ki; bunları size satalım. Satın aldılar. Gel gelelim, Maliye vekaleti parayı vermedi, kanun var dedi, rapor lâzım, iyi diye raporun varsa veririz diyor. Dönüp dolaşıp bu mesele bana geliyor, çünkü raporu ben veriyorum. Maskeleri getirin dedim. İngilizlerin satdığı maskeleri muayene etdim, bozuk çıkdı. Zehrli gazları kaçırıyordu. Ben de, bu maskeler bozukdur diye rapor verdim. Biraz sonra paşalar geldiler; aman oğlum, sen bunlara bozuk deme, bazı siyasi sebeplerle almamız lazım dediler. Parasını hükûmetin vermesi için rapor lâzımmış dediler. Paşam buna imkân yok, bozuk şeylere iyi diyemem dedim.

    -devamı var-




    Onun sevgisine vallah; mâlım, cânım olsun kurbân!
    Şekerin tâdını bilmez; ağzına koymıyan bir ân.
    Günâhkârım, yüzüm kara; fekat kalbim, aşkla lem’ân.
    Aşkîle pek çok yaş dökdüm; şâhiddir, hâk-i Erzincan!


    -devamı var-

    --------------------------------------------------------------------------------

    cihânı tenvîr eden en son Nûra elvedâ’

    en derin sevgilerle, azîz yâra elvedâ’!




    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.


    huzurpınarı
    Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
    www.huseyinhilmiisik.com
    "Okuyanın ihlası artar, ya sevenin"



    Dâvud aleyhisselâm, oğluna buyurdu ki:
    "Oğlum sana üç öğüt vereyim!
    1- Elde edemediğin şeye üzülme,(Kısmet böyle imiş.) diyerek Allaha tevekkül et!
    2- Eline geçene râzı ol! (Kısmetim bu imiş.) diyerek Allahü teâlânın taksimine râzı ol!
    3- Elinden çıkana ve kaybettiğine sabret! (Mukadderat böyle imiş.) de!"



+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 3 4 5

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147