tam da böyle çıkmalıydın hayatımdan
tam da böyle bitmeliydi

gök gürültüleriyle uğurlamalıydım seni
sessiz sedasız olamazdı gidişin...

kapılar çarpılmalıydı yılların yüzüne
kırılmalıydı ne varsa kırılması gereken
tabak,çanak,bardak,vazo...
yüreğim...

hıçkıra hıçkıra
bağıra bağıra anlamalıydı zaman...
gösterebilmeliydim gözyaşlarımı..
buruk bir veda olamazki benimki

tokat gibi çarpmalıydım gözyaşlarımı...
duvarları yumruklamalıydım giderken,
vurduğum benmişçesine

böyle olmalıydı
yaşanılan yıllara yakışmalıydı gişin...

içimden bir ateş topu sökercesine
yakmalıydın canımı
bir parçamı alıp gitmeliydin,
ya beni ya dünyamı

herkes bilmeliydi,
anlamalı...
duymalıydı...
işte tam böyle olmalıydı gidişin...

ama sustum...
kimse bilmedi gittiğini...
ve benim bittiğimi...